İşte karşınızda hiPhone 5!

Ağustos 11th, 2011 Ekleyen: admin

iPhone 5′in imitasyonu ilginç bir isimle Çin pazarında yerini aldı.

Apple’ın yakında çıkacak olan telefonu iPhone 5′in imitasyonu ilginç bir isimle Çin pazarında yerini aldı. Çinlilerin bu imitasyon ürüne koyduğı isim ise hiPhone 5. HiPhone 5, Taobao sitesinde 31 dolara satışa çıktı. Daha gelişmiş bir hiPhone için 200 dolar ödemeniz yeterli olacak.

Kimilerine göre HiPhone 5, henüz piyasaya sürülmemiş iPhone5′in özelliklerini taşıyor. Gerçeğine göre daha ince, iPhone 4′e göre de hatları daha keskin. Tıpkı plastik bir oyuncak gibi çok hafif.

Avrupalı devletler Fikri Mülkiyet Hakkı ihlal edildiği için Çin’i kınıyor. Günden güne Çin’in imitasyon saat, çanta ve bilgisayar yazılımı gibi ünlü tasarımlarını bulmak daha da kolay hale geliyor. Özellikle Macbook, iPhone ve diğer Apple ürünlerinin imitasyonları çok popüler.

Geçtiğimiz günlrde Reuters son zamanlarda İsveç markası mobilya devi Ikea’nın bir benzeri mağazayı ortaya çıkarmıştı. Orjinal iPhone 5′in eylülde piyasaya sürülmesi bekleniyor. Apple markası son 3 ayda yaklaşık 20.34 milyon iPhone sattı.

Turkcell’den “telsiz ücreti” açıklaması

Ağustos 10th, 2011 Ekleyen: admin

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Emre Sayın, telsiz ücretlerinin faturasız abonelere de yansıtılmasına ilişkin olarak, bunun sektörün karlılığının azalmasıyla ilgili bir durum olduğunu söyledi.

Sayın, düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Turkcell’in 34,1 milyon abone ile yüzde 54’lük pazar payını koruduğunu belirterek, müşteri deneyimini iyileştirmek için yürüttükleri çalışmalar kapsamında 327 yenilik yapıldığını ve 115 sürecin yenilendiğini anlattı.

Fatura kontrolünü kolaylaştıran uygulamalar, sesli komut-yanıt sistemi, yanlışlıkla internete giren müşteriler için 0-40 kilobayt arası ücretsiz data kullanımı gibi servis ve paketler hakkında bilgi veren Sayın, “Turkcell’liler son 1 yılda seste yüzde 28, mobil internette yüzde 37 oranında düşen iletişim maliyetleriyle iletişim kurdu” dedi.

Sayın, Turkcell’in son 2 yılda 75 marka ile işbirliğine giderek 94 kampanya gerçekleştirdiğini ifade etti.

Aylık ortalama 11 milyon mobil internet kullanıcısına ulaşan Turkcell’in şebekedeki akıllı cihaz sayısının bir yılda yüzde 100 artış gösterdiğini belirten Sayın, son iki yılda Turkcell Uygulama Dükkanı’ndan indirilen uygulama sayısının 41 milyonu geçtiğini bildirdi.

“33 MİLYON GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞME YAPILDI”

Emre Sayın’ın verdiği bilgilere göre, 2 yılda gncPlay’de 35 milyon ücretsiz şarkı dinlendi. Toplam 33 milyon görüntülü görüşmede 113 milyon dakika görüşülürken, 112 milyon dakika Turkcell Mobil TV izlendi.

Goller Cepte uygulaması ile toplam 70 milyon gol videosu seyredildi.

2010-2011’de en çok izlenen gol Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde Kazım Kazım’ın attığı gol oldu.

Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Sayın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer’in, mobil internet altyapısının artan talebe uygun olarak güçlendirilmemesi durumunda yetersiz kalacağı uyarılarının hatırlatılması üzerine, Türkiye’nin mobil internette dünyadaki en iyi lokasyonlardan biri olduğunu, Turkcell’in 3G nüfus kapsamasının yüzde 85 seviyesinde bulunduğunu, mobil internet kullanımı artarken, yatırımlarının da devam ettiğini anlattı.

Telsiz ücretlerinin bundan sonra faturasız abonelere de yansıtılacak olmasına ilişkin bir soru üzerine de Sayın, bunun, sektörün karlılığının azalmasıyla ilgili bir durum olduğunu, sektörün karlı büyümesinin sağlanmasının önem taşıdığını vurguladı.

Cebiniz yüzünüzü tanısın!

Ağustos 9th, 2011 Ekleyen: admin

Uygulamalarınızı yüksek güvenlikle koruyun!

Cebinizdeki uygulamaları sizden başkası kurcalasın istemiyorsanız, işte size “yüz tanıma kilidi”…

Telefonlarındaki uygulamalara başkalarının erişmesi hoşuna gitmeyen kullanıcılar genellikle bu uygulamaları bir şifreyle koruyabiliyor. Ancak artık bu uygulamaları korumanın çok daha havalı bir yolu var; Visidon.

Visidon Applock sayesinde Android telefonunuzdaki uygulamalarınızdan istediğinize erişimi yüz tanımayla yapıyorsunuz. Örneğin, Gmail uygulamasına girmek istediniz, telefonunuzun kamerasına yüzünüzü göstermeniz yeterli. Sizi tanıyan uygulama Gmail’i açmanızda bir sakınca görmüyor. Hem şifre girmekle uğraşmamış oluyor hem de hızlı ve kolay bir şekilde uygulamaya ulaşmış oluyorsunuz.

Tabi başka biri Visidon’la korunan bir uygulamaya erişmek istediğinde ve yüzünü doğal olarak tanımadığı zaman bir şifre soruyor, bu şifre de girilmezse uygulama açılmıyor.

Yüzü asıklar dikkat !

Ağustos 8th, 2011 Ekleyen: admin

 

 
Dünya ile birlikte çağın hastalıkları da değişti…

Veba, kolera gibi fiziksel hastalıklar çağımızda yerini mutsuzluk hastalığı “distimik bozukluğa” bıraktı…

VERİMLERİ DÜŞÜYOR

ABD’li psikologlar araştırmalar sonucunda en az iki yıl boyunca günlerin bir çoğunda kendini mutsuz, enerjisi düşük, karamsar, özgüveni eksik, kararsız, umutsuz hisseden ve de aşırı ya da az yemek yiyen kişilerin depresyondan daha ağır bir rahatsızlığa, “distimik bozukluğa” sahip olduklarını saptadı. ABD’de 43 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada, distimik bozukluk taşıyanların verimsiz çalıştığı, fiziksel ve duygusal sorunlar yaşamaya daha yatkın oldukları saptandı. Distimi hastaları sahip oldukları özellikleri karakterlerinin bir parçası gibi algılıyor, sorunlarını bastırmaya çalışarak doktora gitme gereği görmüyorlar.

TEŞHİSİ KOLAY DEĞİL

Fakat hastalık intihar eğilimini de artırdığı için teşhisi büyük önem taşıyor. Fakat hastalığın teşhisi o kadar da kolay değil. Distimi teşhisi için beyin taraması veya kan testi sonucu gibi kesin bulgular hiçbir şey ifade etmiyor, doktorlar hastalığı belirtilerin ne kadar süredir devam ettiğine bakarak teşhis edebiliyorlar. Depresyon tedavisinde de kullanılan ilaçlar distimi hastalarında sonuç verdiği saptandı. Fakat distimi tedavisi, şiddetli depresyonlara göre daha uzun sürüyor ve hastalarının 4’te biri tam olarak hastalığı atlatamıyor.

21. yüzyılın hastalığı

DAHA GEÇ EVLENİYORLAR

Bir kişinin çocuklukta yaşadığı bir travma sonucu distimi hastası olma ihtimali artarken, hastalığa ilerleyen yaşlarda da yakalanabiliyor. Boşanma, işten ayrılma, sevdiği bir yakınını kaybetme gibi etkenler de distimiyi tetikliyor. Distimi, kadınlarda erkeklere nazaran 2 kat daha sık görülüyor. Yaşadıkları travmalar nedeniyle distimikler, yaşıtlarına göre daha geç evleniyor.

Elektronik fuarı’na büyük ilgi!

Ağustos 7th, 2011 Ekleyen: admin

 

E3 olarak da bilinen Elektronik Eğlence Fuarı’nın binlerce kişi ziyaret etti.

50 bine yakın bilgisayar ve video oyunu tasarımcısı, satıcısı ve meraklısı kısa süre önce Los Angeles’taki bir fuarda biraraya gelerek en yeni oyunları ve konsolları yakından görüp tanıma imkanı buldu.

Fuarda yeni oyunlar ve tanınmış oyunların yeni versiyonları, bol miktada animasyonlı aksiyon ve savaş oyunları tanıtıldı.

Bu yılın sonunda piyasaya sürülecek olan futbol oyunu FIFA 12‘nin son versiyonunda hareketlerin çok daha gerçekçi olması bekleniyor.

Kimi oyunlar insanı dans ettiriyor. Bazılarıysa galibi dövme isteği uyandırıyor.

Sektör uzmanı Chris Antista, rekabetin, bazıları ücretsiz olan İnternet oyunlarına kaydığını, üreticilerin de İnternet’e yöneldiğini söylüyor:

”Üretici şirketler, İnternet’teki ağlarında, oyuncuların İnternet’ten indirebileceği oyunlar hazırlıyor. Şirketlerın uzmanlık alanı artık İnternet üzerinde oynanan oyunlara yöneliyor. Eğilim bu yönde.”

Ekonomik kriz döneminde bilgisayar oyunları sektöründeki satışlarda düşüş gözlendi. Microsoft, Nintendo gibi konsol oyun üreticileri, tablet bilgisayar ve cep telefonu da üreten bağımsız tasarımcılarla rekabet etmek zorunda. Kimi üreticiler piyasada rekabet edebilmek için fiyatları düşürme yolunu seçti.

Öte yandan İnternet oyunlarıyla diğer oyunlar birleşiyor. Nintendo Wii, oyuncuların İnternet aracılığıyla birbirine bağlanmasını sağlayan konsollardan biri. Yeni çıkacak olan Wii U da aynı özelliği taşıyacak. Nintendo’dan Jeff Pawlik, oyunların, elde tutulan konsolla ya da televizyona bağlanarak oynanacağını söylüyor:

”Bu oyunlar aslında hala konsept aşamasında. Nintendo Wii U  oyunlarını henüz tasarlamadık. Ancak oyunlar Nintendo Wii’nin ya da GameCube’un başka oyunlarıyla da uyumlu olacak.”

Bilgisayar oyunu sektörü büyük zorluklarla karşı karşıya. Beklentileri yüksek tüketiciler, yeni ve birbirinden heyecanlı oyunların bolluğu ve yazılım korsanlarıyla mücadele bu zorluklardan bazıları. Ancak oyun tutkunları için mevcut ortam daha iyi olamazdı.

Oyunlar agresifliği yok ediyor!

Ağustos 5th, 2011 Ekleyen: admin

En son Norveçli caninin saldırısının oyun kaynaklı olduğunu iddia eden kişilere John Carmack’ten cevap geldi.

Quake, Doom ve son olarak piyasaya çıktığında efsane olacağını tahmin ettiğimiz Rage ile gündemde olan FPS dahisi John Carmack, geçtiğimiz günlerde tekrar gündeme gelen “Oyunlar insanın içindeki canavarı çıkarıyor mu?” ya da “Oyun oynamak insanı daha agresif mi yapıyor?” gibi sorulara cevap niteliğinde açıklama yaptı.

John Carmack, “Oyunlarda vahşet hep vardı, fakat bu hiçbir zaman ciddi bir olay değildi. Araştırmacıların oyunların insanları daha vahşi yaptığı yönündeki araştırmalarının tek amacı CNN’e çıkıp adlarını duyurmak, kısaca ego tatmini bence. E3 zamanında gazeteciler bana hep bu tarz sorular soruyorlardı. Ben cevap vermek istediğimde eşim beni oradan uzaklaştırıp ciddiye bile almamamı söylüyordu” diye konuştu.

“Eğer bir QuakeCon’a (Quake Fuarı) giderseniz, herhangi bir üniversite topluluğundan çok daha dost canlısı insanlar bulabilirsiniz. Oradaki insanlar belki dünyanın en vahşi oyunlarını oynuyorlar, fakat bu şeyin oyun olduğunun farkındalar”

Açıkçası ben de bu konuda John Carmack’e katıldığımı söyleyebilirim. Daha önce bir araştırmada Formula 1 yarışçıları ve rallicilerin kişisel araçları normal insanlardan daha güvenli ve yavaş kullandıkları sonucunun çıktığını okumuştum. Bu da biraz o hikayeye benziyor açıkçası. Oyun oynayan kişiler öldürdülkeri şeyin sadece “piksel” olduğunun farkındalar. Tabii bu 5 yaşındaki çocuğunuza GTA ya da DOOM gibi oyunları oynatabileceğiniz anlamına gelmiyor. Burada iş biraz da büyüme aşamasında çocuğa benzer oyunları oynatmamaktan sorumlu olan ebeveynlere düşüyor.

 

Bilgisayar oyunu öldürdü!

Ağustos 1st, 2011 Ekleyen: admin

 

12 saat aralıksız oynadı, hayatını kaybetti!

İngiltere’nin Sheffield kentinde yaşayan 20 yaşındaki Chris Staniforth, arkadaşlarıyla birlikte 12 saat boyunca oyun konsolu X-Box’ta oyun oynadıktan sonra aniden fenalaşarak yaşamını yitirdi. Chris’in ölümü aile ve arkadaş çevresinde büyük şaşkınlığa yol açarken, otopsi sonuçları ölüm sebebinin hareketsizliğe bağlı damar içi pıhtılaşma olduğunu ortaya koydu.

Chris’in babası, çok büyük üzüntü içinde olduğunu ifade ederek, “Bir ebeveyn olarak bilgisayar oyunu oynamanın çocuğunuza zarar vereceğini düşünmüyorsunuz. Çünkü çocuğunuzun ne yaptığını bildiğini düşünüyorsunuz” dedi.

Chris’in adeta bilgisayar oyunları için yaşadığını ifade eden babası, oğlunun video oyunu tasarımcısı olmak istediğini ve Leicester Üniversitesi’nden de kabul aldığını belirtti. Öte yandan bu ölümün ardından oyun konsolunu üreten şirketi suçlamayı düşünmediğini vurgulayan acılı baba, “Bu onların hatası değil. Yapmamız gereken şey çocuklarımızı bilinçlendirmek” diye konuştu.

Firmalara 444 şoku!

Temmuz 31st, 2011 Ekleyen: admin

 

444′lü numaralar önce tüketicinin şimdi de şirketlerin canını yaktı.

BTK’nın çağrı merkezi numaralarının önündeki alan kodunu kaldırması şirketlere yüklü yönlendirme faturası çıkardı.

444’le başlayan çağrı merkezi numaraları önce tüketicinin şimdi de şirketlerin canını yaktı. Bilgi Teknolojileri ve İletişimi Kurumu’nun (BTK) yılbaşında aldığı bir kararla çağrı merkezi numaralarının başındaki alan kodunu kaldırması şirketleri yüklü bir yönlendirme faturası ile karşı karşıya bıraktı.
Ayda milyonlarca çağrı alan şirketler, Türk Telekom’un çıkardığı yönlendirme faturasından kurtulmak için özel telekom şirketlerinin kapısını çalıyor. Alternatif operatörlere transferin başını da THY ve Pegasus çekti.

BTK’ya şikâyet yağdı
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 5 Şubat 2011’de aldığı kararla 444’lü numaralar Türkiye’nin her yerinden ve tüm operatörlerden 7 rakam çevrilmesi suretiyle erişilen, bilgi ve danışma servisleri gibi hizmetlerin sunulduğu numaralar olarak tanımlandı. Yani şehiriçi ve şehirlerarası ayrımı olmadan hem ev hem de cep telefonundan kod çevirmeksizin aynı numaraya erişim kolaylığı getirildi. Ancak tüketiciye kolaylık olsun diye hayata geçirilen bu uygulama ağır fatura çıkardı. Çünkü cep telefonlarıyla herhangi bir ilden bu numaralar arandığında operatörlerin her şey dahil paketlerinin dışına çıkılıyor.

Bunun üzerine tüketiciler BTK’yı şikayet yağmuruna tuttu. Gelen şikayetler üzerine de Türk Telekom, 7 rakamla yapılan aramaları alan kodu olan eski numaralara yönlendirdi. Bu kez de bu çağrı merkezi olan şirketlere ağır bir yönlendirme fatura çıkardı. Şirketler de yüklü yönlendirme faturasından kurtulmak için özel telekom şirketlerine geçerek numarasını 0 850’yle başlayan hale dönüştürüyor.

GSM operatörüne 2 TL’lik dava
Tüketici Serkan Yakupoğlu, telefon faturasındaki ekstra 444’lü ücretlendirme için bir GSM operatörünü mahkemeye verdi. Yakupoğlu, “GSM operatörleri ekstra fatura çıkarmaya başladı. Çünkü daha önce 444 numaraları cepten ister alan kodlu ister kodsuz aradığınızda normal kullandığınız paket içindeki dakikalardan düşüyorlardı. Operatör 444’lü bir aramamı paketimde dakika olmasına rağmen dakikası 40 kuruştan ücretlendirdi. Açtığım davayı kazandım. Benden kesilen 2 TL hesabıma yattı.”

THY’nin dakikası % 50 ucuzladı
THY, çağrı merkezi hizmetinde alternatif operatöre yönelen firmalardan biri. Şirket, geçen hafta mevcut çağrı merkezi numarasının yanı sıra ‘0 850 333 0 849’ numarasının da devreye girdiğini açıkladı. Yurtdışından da aranan numaranın ücretlendirme bilgileri konusunda tüketiciyi bilgilendiren THY, şu açıklamayı yaptı: “444 0 849: Sabit Hatlardan (Ev/İş) 15 Kr/dk. Cep telefonundan 40 Kr/dk. 0850 333 0 849: 24 Kr/dk.” Pegasus ise 0 850’li çağrı merkezi numarasını devreye soktu.

Apple en büyük mağazasını inşa ediyor

Temmuz 28th, 2011 Ekleyen: admin

Apple, New York’ta en büyük mağazasını açmak için gün sayıyor.

Apple, New York’ta Grand Central Terminal’in ünlü gezi alanında en büyük mağazalarından birini açmak için gün sayıyor.

New York Metropol Ulaşım Otoritesinin (New York City’s Metropolitan Transportation Authority) bugün mağazanın açılmasına onay vermesi bekleniyor. Apple mağaza için her yıl 800 bin dolar ödeyecek. İlk 10 yıldan sonra ödenecek tutar 1.1 milyon dolara çıkacak. Onay hemen gelirse, Apple inşaata hemen başlayacak. İnşaatın 4 ayda tamamlaması bekleniyor. Mağazanın şu anki kiracısı Charlie Palmers Metrazur yıllık 263,997 dolar ödüyor.

Eğer mağazanın doğu cephesini hemen boşaltmasını isterse, Apple Metrazur’a 5 milyon dolar ödeyecek.

2.100 metrekarelik bir alanı kaplayacak mağaza, Apple’ın en büyük mağazası olacak.

Londra’daki mağazası 2.500 metrekare olmasına rağmen 1.500 metrekaresi halka açık.

Apple kullanıcılarını sevindiren mağazanın Grand Central bölgesinde trafiğe yol açıp açmayacağı ise merak konusu

Facebookta yeni trend: soygun!

Temmuz 27th, 2011 Ekleyen: admin

 

Sosyal medya ile Victoria’s Secret’ı soydular.

Bir grup genç Facebook ve Twitter‘da organize olarak Victoria’s Secret iç çamaşırı mağazasını soydu.

Washington, Georgetown’da ünlü iç çamaşırı mağazası Victoria’s Secret’a toplu olarak giren grup online olarak koordine edilen baskınla, saniyeler içinde bir soygun gerçekleştirdi.

‘Flashrob’ çetesinden onlarca kişinin, mağaza güvenlik kameraları önünde toplu olarak mal çalması mağazadaki diğer müşterileri hayrete düşürdü.

Polis memuru Lt John Hedgecock, grubun hızla gelip birkaç saniye içinde soygunu tamamladığını belirti. “Ne olduysa 20 saniyede oldu” diyen polis, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar kullanıldığından, artık böyle bir etkinliğin kolaylıkla örgütlenebildiğini belirti.

Mağaza sahipleri, soyguncuların mağaza güvenliğinden çekinmediklerini hatta güvenlik kameralarına poz verdiklerini söyledi.

Şu ana kadar sadece eğlence ya da zararsız protestoları organize etmek için kullanılan ‘FlashMob’ yöntemi ile hırsızlık yapılması endişe verici bir eğilim olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, gençlerin geleneksel medyalar veya YouTube üzerinde dolaşan görüntüleri izledikten sonra hızla bu gibi ‘flashrob’ etkinliklerine katılabileceğini söylüyor.

Arizona Devlet Üniversitesi Kriminoloji Profesörü Scott Decker ise şöyle konuşuyor:

“Risk almayı seven genç insanlar, haber kanalları veya YouTube’daki güvenlik kamerası kayıtlarında kendilerini görmeyi ‘cazip’ ve ‘heyecan verici’ bulabilir”