Yeni bir insan türü mü keşfedildi?

Temmuz 5th, 2011 Ekleyen: admin

Dünyanın birçok yerinden, önde gelen araştırmacılar yeni bir insan türüne ait olduğu düşünülen kalıntıları değerlendirmek için bir araya gelecek.

Bir Rus bilim insanının verdiği bilgiye göre, Rusya, Almanya, Japonya, Çin, ABD, Fransa, Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan’dan gelen araştırmacıların katılacağı sempozyum, keşfin yapıldığı Sibirya’nın güneyindeki Altai bölgesinde yapılacak.

Bilim insanlarının üzerinde değerlendirmelerde bulunacağı fosiller, 2008 yılında Altai’deki Denisova mağarasında bulundu. Bulunan serçe parmağı ve diş fosili üzerinde yapılan incelemeler, Denisova adamı olarak adlandırılan fosilin modern insan ve Neandertal adamdan farklı olduğunu göstermişti.

50 bin yıl önce yaşamış olan Denisova adamıyla en yakın benzerliği gösteren tek modern insan türü olan Melanezyalılar, genetik yapıları bakımından bu canlıya sadece yüzde 4-6 benzerlik gösteriyor.

YENİ BİR KÜLTÜR DOĞABİLİR

Rus Bilim Akademisi’nden Mikhail Şunkov, “Çok büyük bir değerlendirme yapacağız. Yapılan keşif ilkel çağların karmaşık tarihi unsurlarıyla bağlantılı” dedi. Şunkov ayrıca, Denisova adamının yeni bir insan türü olarak kabul edileceğini umduğunu söyledi.

Neandertal adamlarının yaşadıkları mağaralardan kilometrelerce ötedeki bir mağarada bulunan Denisova adamının neye benzediği bilinmiyor. Mağarada bulunan bilezikler ve kolyeler ise bu canlılar arasında kültürel bir yapının gelişmiş olabileceğine işaret ediyor.

Facebook mu, Google+ mı?

Temmuz 4th, 2011 Ekleyen: admin

Google+, Facebook’tan neden çok farklı?

Google’ın Facebook’u yerle bir etmek için hazırladığı Google+, Facebook’dan farklı neler sunuyor?

Google’ın yeni sosyal ağ girişimi ile Facebook’u tahtında yalnız bırakmak istemediği aşikar. Ancak Google+’yı kullanma şansı bulanlar, hizmetin diğer sosyal ağlarla olan benzerliklerine rağmen aslında farklı olduğunun da farkındalar. Dolayısıyla Google’ın Facebook’u onun yaptıklarını taklit ederek değil, Google’a özgü farklı bir rota izleyerek yenmek istediğini söyleyebiliriz.

Her şey içeriğe bağlı

Facebook kendine bağlı bir platform. Sürekli olan büyümesine rağmen yine de Facebook ve üçüncü parti uygulamalar ve bağlantılar hala Facebook tarafından denetleniyor ve yönetiliyor. Google+’nın ise başarılı olmak gibi bir zorunluluğu yok. Google+, Google aramasını kullanan kullanıcılarının diğer Google hizmetlerini kullanması gibi bir “kanal”.

Hizmete bağımlılık, Contacts, Picasa entegrasyonu

Bunun en iyi örneklerinden bir tanesi mobil işletim sistemi Android. Google, Android’i kullanmak isteyen üreticilere dağıtarak tek kuruş para kazanmıyor. Platform açık kaynak kodlu ve Motorola, HTC gibi şirketler onun üzerinde birçok değişiklik yapıyorlar. Google bu şirketlerin Android’den para kazanıp kazanmadığını muhtemelen kafasına takmıyor, zira mobil arama pazarında inanılmaz büyüklükte bir paya sahipler. Google+ da sonuç olarak benzer bir durumda. Google+ içerisindeki etkinlikler sayesinde kullanıcıların Google hizmetlerine daha bağımlı hale gelinmesi umuluyor.

Circles ile Google Contacts daha fazla Google ürününe girmeyi başaracak, video sohbet hizmeti Hangout ise Skype’ın yerine geçmeye çalışacak. Instant upload ise mobil kullanıcıları Picasa dünyasına çekecek. Google+, daha çok Google temalı bir çevrim içi deneyim olacak ve platformun başarısına bağımlı olmayacak.

Circles, Twitter’a daha çok benziyor

Circles, başlangıçta Facebook grupları gibi görünse de arada belirgin farklar olduğu kesin. Bir Circle’a bir kullanıcı eklediğinizde, o kullanıcı sizi kendi circle’ına eklemeyebiliyor. Kullanıcı, circle’a eklendiğine dair bir uyarı alıyor, ancak bu uyarıyı yok sayarak hayatına devam edebiliyor. Onu yine de Circle’ınıza eklemiş oluyorsunuz ve paylaştığı her şeyi taikip edebiliyorsunuz ancak o sizin paylaştıklarınızı takip etmek zorunda olmuyor. Bu, muhtemelen Facebook’un Sosyal Grafiği ile onun Google+ sürümü arasındaki en büyük fark ve Twitter’ı anımsatıyor.

Gizlilik

Google+’da instant upload ile cep telefonunuzdan fotoğraf yüklemek istediğinizde, bu fotoğrafa kimlerin erişebileceğini seçmek zorundasınız. Bir durum güncellemesi yaptığınızda, hangi grupların bunun görebileceğini seçiyorsunuz. Bu, paylaşma sürecine fazladan bir adım ekliyor ancak Google, bu sayede kullanıcıların web’deki içeriklerinde daha fazla denetimi olduğunu hissettirmeyi amaçlıyor. Bunun yanında Google+, varsayılan olarak SSL şifrelemesini kullanıyor (adres çubuğunda HTTPS olarak görebilirsiniz).

Fotoğraf paylaşımı

Google+, Picasa entegrasyonu ile büyük bir başarıyı elde edebilir. Facebook’un sosyal fotoğraflarda önde olmasının nedeni kullanımının kolay olması ve birçok kişinin bu fotoğrafları görme ihtimali. Google+ ise fotoğrafların EXIF verilerini görüntülemeyi, basit fotoğraf efektlerini ve düzenleme işlevlerini beraberinde getiriyor. Picasa büyük fotoğrafları kabul ediyor ve küçültmüyor, dolayısıyla Google+’daki fotoğraflar yüksek çözünürlüklü olabiliyor. Yani Facebook’daki sıkıştırma kaybı gibi bir durum yaşanmıyor (RAW yüklemeye izin verilmese de). Bu nedenle fotoğraf konusunda Facebook’a bir alternatif arayanlar, kendilerini Google+’da rahat hissedeceklerdir.

Google+’yı bir Facebook kopyası gibi görmek için birçok madde sıralanabilir, ancak hizmetin önemli farkları da bulunuyor. Google, sosyal paylaşım dünyasında ideal olduğunu düşündüğü fikirleri bir araya getirerek bunların bir melezini oluşturuyor. Google+’nın, Google’ın şimdiye dek ortaya çıkardığı en iyi sosyal ağ hizmeti olduğunu söyleyebiliriz.

Google+’ya “başvurmak” için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://services.google.com/fb/forms/googleplustr/

4G Çıkıyor

Haziran 28th, 2011 Ekleyen: admin

3G Devrimi Kapanıyor 4G Geliyoor!

 

AB Komisyonu’nun üyesi olan Neelie Kroes, 4G geniş band koblusuz iletişime geçmesi konusunda teknik kuralar üzerinde anlaşmaya varıldığını söyledi.

 

Habertürk’ün haberine göre; AB Komisyonu üyesi Neelie Kroes, dizüstü bilgisayarların ve akıllı telefonların kablosuz bir şekilde internete bağlanmalarınının hızlanacağını ve bu teknolojiyle ilgili kuralların 31 Aralık 2011 tarihine kadar Avrupa Birliği’nin 27 ülkesinde uygulamaya sokulacağını açıkladı.

Kıyamet paniği!

Haziran 26th, 2011 Ekleyen: admin

Dünya’ya yaklaşan dev göktaşı korkuttu.

ABD’nin Massachusetts Eyaleti’ndeki gözlemevinde çalışan gökbilimciler, Dünya’ya yaklaşan dev bir göktaşını fark edince büyük bir panik yaşandı.

Gök bilimciler tarafından Çarşamba günü keşfedilen ve 2011 MD olarak adlandırılan bir asteroitin, yarın Dünya’nın atmosferini sıyırıp geçmesi bekleniyor.

Öte yandan, gezegenimize 12 bin kilometreye kadar yaklaşacak olan göktaşı, Dünya’nın manyetik alanının etkisinde kalırsa atmosfere de girebilir.

2011 MD, amatör gök bilimciler tarafından teleskoplarla gözlemlenebilecek.

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), ABD Hava Kuvvetleri ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü  (MIT) tarafından yürütülen LINEAR programının tespit ettiği 2011 MD, yarın TSİ 19.14’te Dünya’nın üzerinden çok büyük bir süratle geçecek.

NASA yetkilileri,  asteroitin yerden 12 bin metre yükseklikte, Antarktika’nın açıklarında ve Güney Afrika’nın yaklaşık 3,218 km güneybatısından geçeceğini açıkladı.

Dünya’ya bu kadar yaklaşacak olmasına rağmen, 9-30 metre genişliğindeki 2011 MD tehdit oluşturmuyor. Ancak, asteroitin Dünya’nın manyetik alanından etkilenmesi ve bu yüzden yörüngesinden sapması riski var. Böyle bir durumda, 2011 MD Dünya’nın üzerini kaplayan uydulara çarpabilir.

NASA’nın California eyaletindeki Jet İtiş Gücü Laboratuar’ının verilerine göre, 2011 MD büyüklüğündeki bir gök cismi ortalama 6 yılda bir Dünya’ya yakın bir noktadan geçiyor.

REKOR ŞUBAT’TA KIRILDI

Yetkililer, büyüklüğünün 10 metre olduğunu düşündükleri asteroitin atmosfere girecek olması halinde bile tehlike arz etmeyeceğini, çünkü “25 metreden küçük gök taşlarının atmosfer tabakalarında parçalandığını” ifade etti.

Öte yandan, 2011 MD Dünya’ya en yakın geçen asteroit olmayacak. Rekor, 4 Şubat 2011 tarihinde Dünya’ya 5,471 km yaklaşan CQ1 asteroitine ait.

Gök bilimciler, büyük teleskoplara sahip olan amatör gözlemcilerin 2011 MD’yi görebileceğini ancak asteroitin izlediği koordinatların çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirtti.

 

Resminizi 3D’ye çevirin!

Haziran 25th, 2011 Ekleyen: admin

 

Resminizi 3D yapan site! Hem de bedava…

Bu siteye fotoğrafınızı gönderin, o sizi 3 boyutlu bir hale getirsin… Üstelik ücretsiz olarak!

İki boyutlu fotoğraflardan sıkıldıysanız tam size göre bir internet ve iOS uygulaması bulunuyor. Singapur Bilim Ajansı’nın yaptığı bu uygulama önden çekilmiş bir adet fotoğrafınızı alıp bunu üç boyutlu hale getiriyor. Her şeyin üç boyutluya dönüştüğü günümüzde böyle bir uygulamanın varlığı da aslında çok şaşırtıcı değil.

Bilim ajansının açıklamalarına göre , bu yöntem üç boyutlu tarayıcıların kullandığı yöntemden çok daha basit. Uygulamayı ortaya çıkartan kişiler şimdi bu uygulamayı oyunlar için de geliştirmeyi düşünüyor.

Siz de iki boyutlu bir fotoğrafınızı buradan üç boyutlu hale dönüştürebilirsiniz. Uygulamanın kısıtlı bir süre için bedava olduğunu ve iOS sürümünün yakında geleceğini söyleyelim.

Cep şarj eden tencere!

Haziran 23rd, 2011 Ekleyen: admin

Yeni geliştirilen tencere, kaynayan sudan gelen ısıyı elektriğe dönüştürüyor.

Bu sayede ihtiyaç duyduğunuz yerde lezzetli bir yemek pişirebilirken aynı anda açığa çıkan elektrik ile telefonunuzu şarj edebileceksiniz.

Popular Science dergisinde yer alan habere göre, deprem gibi doğal afetlerde ısınmak için ateş yakan insanlardan esinlenerek geliştirilen “Hatsuden-Nabe” isimli termoelektrik tencere, elektrik üretmek için tencerenin dibindeki ısı ile kaynayan suyun arasındaki ısı farkını kullanan termoelektrik seramik çubukları içeriyor. Bu şekilde tencere bir iPhone’u 3 ile 5 saat arasında şarj edebiliyor. Böylece doğal afetlerde zor durumda kalan insanlar hem yemeklerini pişirebilecek, hem de birbirleriyle iletişimlerini devam ettirebilecekler.

Afetzedelere yardım etmenin yanı sıra tencere, ayrıca gelişmekte olan ülkeler için yeni bir cep telefonu şarj yöntemi sunuyor. Tencere, bu ay içinde Japonya’da 300 Dolar’dan satışa sunulacak.

 

Silikon Vadisi nereye kurulacak?

Haziran 22nd, 2011 Ekleyen: admin

 

Yıllardır gündemde olan ve yerel yönetimlerin kendi şehirlerine çekebilmek için rekabet ettiği Silikon Vadisi’nin yeri belli oldu.

Yıllardır gündemde olan Silikon Vadisi’nin yeri belli oldu. Kocaeli Muallimköy’de 2.8 milyon metrekarelik alana kurulacak Silikon Vadisi için şimdi sıra verilecek teşviklere geldi. Vadi için dünya teknoloji devlerine davetiye gönderildi.

Star gazetesinde Hüseyin Özay’ın haberine göre; 12 Haziran seçimlerinin ardından teamüller gereği istifa eden hükümet, son yatırım kararnamesini ‘Silikon Vadisi’ için çıkardı. Kararnamede, yıllardır gündemde olan Silikon Vadisi’nin Kocaeli’nin Muallimköy sınırları içinde kurulması öngörüldü.

11 Haziran tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayınlanan kararnamede, Kocaeli Muallimköy Teknoloji Merkezi’nin kurulacağı bölgenin krokisine yer verildi. Türkiye’nin ilk Silikon Vadisi olacak olan 2 milyon 847 bin metrekarelik teknoloji merkezinin altyapı çalışmalarının, 2011 yılı içinde başlatılması planlanıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na dönüştürülen Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın öncelikli işlerinden birisi de vadinin kurulmasına ilişkin çalışmalar olacak. Vadide yer alacak firmalar için ise süper teşvikler getirilecek. Bu konuda gelişmiş ülkelerde, bu tür merkezlerde girişimcilere sağlanan avantajlar tek tek incelendi. Türkiye’de aynı imkanların sağlanması öngörülüyor. Hatta ek teşviklerle Türkiye’nin bilişim merkezinin daha avantajlı hale getirilmesi amaçlanıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, yeni kabinenin oluşturulması-nın ardından, birçok ülkedeki Silikon Vadisi’nde faaliyet gösteren süper Türkler’e davet gönderecek. Bu kişilerden, Türkiye’deki bilişim vadisindeki çalışmalara katkı yapmaları istenecek. Ve bu kişilerin, Türkiye’deki süper beyinlerine eğitim vermeleri sağlanacak. Bir anlamda, yurt dışındaki Türkler, Türkiye’deki genç girişmcilere koçluk yapacak. Vadi için dünyanın önde gelen yazılım ve bilgisayar şirketlerine de davetiye gönderilecek.

İnternet yalnızlaştırıyor mu?

Haziran 21st, 2011 Ekleyen: admin

Acaba farkında olmadan sadece “sanal” sosyal ilişkileri olan çocuklar mı yetiştiriyoruz? Münihli araştırmacıların bu yöndeki çalışmalarından şaşırtıcı bir sonuç çıktı…

Dışarıda hava günlük güneşlik… Ancak evin küçük beyi ya da küçük hanımı dışarıda oynamak, çıkıp açık havada dolaşmak yerine kamburu çıkmış bir şekilde saatlerdir bilgisayarın başında oturuyor. Hatta bilgisayar ekranı parlamasın diye perdeler de sıkı sıkı kapatılıp içerisi iyice iç karartıcı bir hâle dönüştürülmüş.

“Hava çok güzel kızım, çıkıp arkadaşlarınla biraz oynasana”  tarzındaki yakınmalarınız ise ‘Üfff baba, canım istemiyor, dışarı çıkmayacağım” şeklinde sinirli bir yanıtla savuşturuluyor.

Sonuç beklenenden farklı

Ebeveynlerin endişesi boşuna değil. Çocukların ve gençlerin müdavimi oldukları sosyal paylaşım platformları ve sohbet odalarına dayalı bu yeni iletişim şekli bir yandan birçok avantaj sağlarken, diğer yandan birçok pedagoga göre içine kapanık ve sosyal iletişimde başarısız bireyler yetişmesine neden oluyor. Sosyalleşmenin sadece sosyal paylaşım platformu Facebook üzerinden sağlanabileceğini düşünen bir jenerasyon…

Ancak bu konuda yapılan bir araştırma uzmanları şaşkınlığa düşürdü. Münih merkezli IFO Enstitüsü’nün araştırmasından beklenenden çok daha farklı bir sonuç çıktı. IFO Enstitüsü’nde eğitim ekonomisti olarak görev yapan Ludger Wößmann, internetin çocuk ve gençlerin okuldaki başarılarını -beklentilerin aksine- çok da olumsuz yönde etkilemediğini gördüklerini söylüyor.

Wößmann “Çocukların sosyal iletişim ve grup içindeki davranışlarını incelediğimizde sonuçların çok daha kötü olacağını tahmin ediyordum. Ancak hiç de öyle olmadı. Bu konuda birçok hipotez üretebiliriz ama sonuçta elde edilen verileri dikkate almamız gerekiyor” şeklinde konuşuyor.

“Yalnızlaştırmıyor, sosyalleştiriyor”

IFO Enstitüsü’nün “Yalnız sörfçü” adlı araştırması “Sosyal Ekonomik Panel”in yaklaşık 18 bin kişilik anket verilerine dayanıyor. Sosyal Ekonomik Panel, 1984 yılında bu yana her yıl aynı kişileri yaşam koşulları ve alışkanlıkları konusunda ankete tabi tutuyor.

Anketlerde limitsiz ADSL kullanıcılarına yönelik ek sorular bulunuyor. Evinde ADSL bağlantısı bulunan çocukların arkadaşlarıyla buluşma sıklığı, okullardaki çalışma gruplarına katılımları…  Sonuçlar Wößmann ve arkadaşlarını büyük şaşkınlığa düşürmüş. Wößmann “Grup aktivitelerine diğer çocuklardan çok daha fazla katıldıklarını, bir spor kulübüne üye olduklarını, müzik kursuna gittiklerini ya da gönüllü gençlerden oluşan itfaiyecilik gruplarına üye olduklarını gördük” açıklamasını yapıyor.

 

Yani araştırmaya göre internet, çocuklar ve gençleri yalnızlaştırmak yerine sosyalleştiriyor. Bu araştırmaya bakacak olursak, çocukları internetin başından kalkmaya zorlamadan önce anlaşılan bir kez daha düşünmemiz gerekecek.

Windows 8′den dev sızıntı!

Haziran 20th, 2011 Ekleyen: admin

Windows 8 yapı 7989 torrent’e düştü!

Windows 8, bugüne kadarki en ciddi sızıntıyı yaşadı! İşte torrent’e düşen son Windows 8 sürümü…

Windows 8′in 7989 numaralı yapısından sızan görüntüleri bu haberimizde sizinle paylaşmıştık. Görüntülerin sızmasının ardından çok geçmeden, bu kez tam yapı internette boy göstermeye başladı.

Sızan dördüncü yapı olan 7989 yapısının boyutu 3.54GB ve M3 geliştirme aşamasına ait. Daha önce ise 7850, 7955 ve 7959 yapıları sızmış, Microsoft’un bu sızıntılar nedeniyle iki çalışanının işine son verdiği dedikoduları yapılmıştı.

Microsoft, geçtiğimiz günlerde Windows 8′in yeni ara yüzünü tablet üzerinde tanıtmıştı. Şirket bu yeni ara yüz sayesinde Windows’u tüm cihazlarda bir araya toplamak istiyor. Son söylentilere göre Windows 8 2012 sonlarında yayınlanacak, 2013 başlarında ise perakande satışa sunulacak.

Firefox 5 hazır; İndirin!

Haziran 18th, 2011 Ekleyen: admin

Firefox’un beşinci sürümü indirilmeye sunuldu. Yenilikler ve indirme bağlantıları içeride…

Henüz resmi olarak duyurulmasa da, Firefox 5′in final sürümü, Mozilla’nın FTP’lerindeki yerini aldı. Mozilla, daha önce yaptığı açıklamaya sadık kalarak yeni Firefox’ları ardı ardına kullanıcılarına sunacağını da böylelikle kanıtlamış oldu. Yol haritasına göre Firefox 6 ve 7 da, 2011 yılı sona ermeden bilgisayarlarımızda olacak.

Firefox 5, bir önceki sürüme göre gözle görülür önemli yenilikler içermiyor. Dikkat çeken en önemli yenilik ise, ayarlarda yer alan Do not Track, yani Beni İzleme özelliğinin artık daha belirgin şekilde görülebilmesi. Bunun dışında yeni Firefox’ta CSS animasyonları için gelişmiş bir destek, Javascript performansında artış, bellek yönetiminde düzeltmeler, bir takım güvenlik güncelleştirmeleri bulunuyor.

Eğer siz de resmi duyuru yapılmadan yeni Firefox’a sahip olmak istiyorsanız, aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. Resmi duyuruyu beklemek isteyenler ise, sık sık bu adresi kontrol edebilir.

Download: Firefox 5.0 Türkçe