İran’ın ilk casus uydusu yörüngede

Haziran 16th, 2011 Ekleyen: admin

İran’ın uzaya gönderdiği ilk görüntüleme uydusunun yörüngeye yerleştiği bildirildi.

İran’ın remsi haber ajansı IRNA, Savunma Bakanı Ahmed Vahidi’nin huzurunda fırlatılan ”Rasad” adlı ilk görüntüleme uydusunun toplayacağı telemetri bilgilerini de yer istasyonuna aktaracağını duyurdu.

Tasarımı, yapımı, test aşamaları yerli uzmanlarca yapılan uydunun yine yerli yapım uydu taşıyıcısıyla fırlatıldığı kaydedildi. 260 kilometre mesafede yörüngeye yerleşen uydunun 15,3 kilogram ağırlığında olduğu belirtildi. ”Rasad” uydusunun günde 15 kez dünyanın etrafında dönebileceği ifade edildi.

İran, ”Ümit” adlı ilk yerli haberleşme uydusunu da 3 Şubat 2009′da ”Sefir-2” adlı uydu taşıyıcısıyla fırlatmıştı. Haberleşme uydusunun 2 frekans bandı ve 8 antenle yeryüzüne bilgi gönderip yeryüzünden de bilgi toplama özelliğine sahip olduğu açıklanmıştı.

3 Şubat 2010′da da içinde canlıların bulunduğu kapsül, ”Kavoşger-3” adlı roketle uzaya göndermişti.

İlk haberleşme uydusunun fırlatıldığı tarihi “Uzay Günü” olarak ilan eden İran, 2020′ye kadar ilk astronotunu uzaya göndermeyi hedefliyor.

İran Havacılık ve Uzay Ajansı da tasarım, yapım ve fırlatma aşamasında yeni uydular olduğunu açıklamıştı.

Logitech G400

Haziran 14th, 2011 Ekleyen: admin

Oyun tutkunlarına özel!

Logitech’ten oyun tutkunlarına özel yeni mouse: Logitech G400.

Logitech, oyun tutkunları için hazırladığı yeni mouse’u Logitech G400’ü piyasaya sunuyor.

Logitech Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Mustafa Uyar, “Logitech’in, G400’ü tasarlarken tek düşüncesi, Logitech MX518’in bütün iyi özelliklerini alıp bunu daha da geliştirmekti. Bunu yaparken de şeklini, tuşların dizilimini karmaşıklaştırmamaya özen gösterildi ve milyonlarca kullanıcıyı yıllardır kendine bağlayan efsanevi dayanıklılık özelliğinden ödün verilmedi” dedi.

Logitech’in en çok satan oyuncu faresi MX518′in geliştirilmiş versiyonu olarak nitelendirilebilecek Logitech G400, tasarım özellikleri itibarıyla MX518 ile büyük benzerlikler taşıyor. Kablolu tasarıma sahip olan G400′ün MX518’den en büyük farkı artan çözünürlük desteği. MX518′de 1800 dpi olan çözünürlük, G400 modelinde 3600 dpi seviyesine çıkartıldı. Tepkime süresi de 1 ms’ye indirilen Logitech G400’ün aynı zamanda USB kablosu da değişti, böylelikle hem daha ince hem de %25 daha hafif bir mouse olarak kullanım kolaylığı sağlıyor.

G400 Programlanabilir Butonlarla Kişiselleştirilebiliyor

Oyun tutkunlarının ilk tercihi olacak G400, Logitech G-Serisi klavyelerde de kullanılan oyun yazılımını destekliyor. USB arabirimini kullanan Logitech G400, herhangi bir yazılıma ihtiyaç duymadan da kusursuz çalışmasına rağmen, desteklediği programlama yazılımı ile kullanıcıların mouse’un butonlarını kişiselleştirmelerine olanak tanıyor.

Logitech G400 Türkiye’de Satışa Sunulma Tarihi & Tavsiye Edilen Son Kullanıcı Fiyatı: Temmuz 2011 – 69.90 TL (KDV dahil)

Seks istatistiklerine inanmayın!

Haziran 11th, 2011 Ekleyen: admin

Yeni yayımlanan bir araştırmada, cinsel birliktelik sayısı ile ilgili istatistiklerin güvenilir olmadığı iddia edildi.

Microsoft Araştırma Birimi tarafından hazırlanan raporda, kişilerin kendi ifadeleri sonucunda ortaya çıkan bu rakamların gerçeği yansıtmayabileceği söylendi.

Araştırmada, aynı yöntemle hazırlanan internet ortamında yaşanan saldırılar, yani sanal suç rakamları için de aynı durumun sözkonusu olduğunun altı çizildi.

Bu tip istatistiklere yöneltilen bir diğer eleştiri ise, az sayıda kişiden alınan verilere dayanarak ortaya çıkan sonuçların, özensizce genelleştirilmesi.

Araştırma, anket yöntemiyle elde edilmiş cinsel birliktelik ve sanal saldırı sayılarına güvenilmemesi tavsiyesiyle son buluyor.

Seks, Yalanlar ve Sanal Suçlar Anketi

Microsoft Araştırma Bölümü’nden Dinei Florencio ve Cormac Herley tarafından hazırlanan raporun adı “Seks, Yalanlar ve Sanal Suçlar Anketi”.

Araştırmacıların iddiası, yalnızca ankete katılan kişilerin kendi ifadelerine dayanan istatistiklerin gerçeği yansıtma ihtimalinin sınırlı olduğu.

Raporda, erkeklerin, birlikte oldukları kadın sayısını gerçekten daha fazla söylemeleri, kadınların ise az sayıda kişiyle birlikte olduklarını söyleme eğiliminde olmaları örnek gösteriliyor.

Araştırmacılara göre, böylece ortaya imkansız bir denklem çıkıyor.

Sanal suçlar konusunda da benzer bir durum olduğunu söyleyen araştırmacılar, kişilerin başlarına gelen sanal saldırı, zarar ve mağduriyet konusunda, gerçeği yansıtmayan ifadelerde bulunabileceklerinin altını çiziyor.

İnternet suçları konusundaki araştırma sonuçlarına mesafeli yaklaşılması gerektiğinin belirtildiği rapor, önümüzdeki günlerde yayımlanacak.

Biberonda kanser tehlikesi!

Haziran 11th, 2011 Ekleyen: admin

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, kanserojen olabileceği şüphesi üzerine, AB ile paralel olarak, biberon gibi bebek beslenmesinde kullanılan polikarbonat malzemelerin üretiminde Bisfenol A’nın (BPA) kullanımını yasakladı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddeleri ile Temasta Bulunan Plastik Madde ve Malzemeler Tebliği’nde yaptığı değişiklik, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğ uyarınca, referans numarası ”13480” olan ”2,2-Bis(4-hidroksifenil)propan”, Türk Gıda Kodeksi (TGK)-Bebek Formülleri ve TGK-Devam Formülleri Tebliğleri’nde bebek olarak tanımlanan tüketici grubu için kullanılan, polikarbonat madde ve malzemelerin üretiminde kullanılamayacak.

Tebliğdeki geçici madde uyarınca, halen faaliyet gösteren ve bu tebliğ kapsamındaki ürünleri üreten, ithal eden ve satan iş yerleri, 1 ay içinde tebliğ hükümlerine uyacak. Bu süre içerisinde gerekli düzenlemeleri yapmayan iş yerleri ve satış yerlerinin faaliyetine izin verilmeyecek. Bu iş yerleri hakkında 5996 sayılı ”Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” hükümlerine göre işlem yapılacak.

BPA, damacana, bazı fırın kapları, biberon gibi sertleştirilmiş polikarbonat (PC) maddelerde kullanılıyor. BPA’nın ”endokrin bozucu” etkisi dolayısıyla kansere neden olabileceği yönündeki iddialar üzerine, AB bir süre önce biberonlarda BPA kullanımını yasaklamıştı.

BPA’nın endokrin bozucu etkisi nedeniyle kansere neden olabileceği yönünde, halen bilimsel olarak kesin bir tespit yapılmadığı, ancak AB’de EFSA’nın bu şüpheler üzerine biberonlarda kullanım yasağı getirdiği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın da bu yasak kararına uyduğu belirtildi.

AB’nin Sağlık ve Tüketici Politikası Komiseri John Dalli, geçen yıl yaptığı açıklamada, BPA’nın kullanılmaması kararının AB hükümetlerinin çoğunluğu tarafından desteklendiğini belirterek, yapılan yeni araştırmaların, kesin olmayan bazı alanlarda BPA’nın gelişme, bağışıklık ve tümör büyümesinde etkili olduğunu gösterdiğini söylemişti. AB, bu yıl esleme biberonlarında polikarbon üretimini, ithal ve satışını yasaklama kararı öngörüyordu.

POLİKARBON DAMACANALAR TEMİZE ÇIKMIŞTI

Hacettepe Üniversitesi Gıda Araştırma Merkezi (HÜGAM), PC damacanalarda bulunan ve ”endokrin bozucu” etkisi dolayısıyla kansere neden olabileceği belirtilen Bisfenol A’nın (BPA) içme suyuna geçme riskini araştırmış ve bu riskin, insan sağlığına etkisi açısından ”yok denebilecek düzeyde” olduğunu ortaya koymuştu.

Dünyada ilk kez Türkiye’de yapılan ve geçen yıl Eylül’de sonuçlandırılan araştırmaya göre, polikarbonat (PC) damacanalarda bulunan BPA, damacana 35 derecede 60 gün bekletilse bile, uluslararası düzeyde belirlenen sağlık limitlerinin 200′de biri kadar suya geçiyor. Saptanan migrasyon (göç-suya geçiş) düzeyi ile bir insanın PC damacanalardan sağlığı tehdit eder düzeyde BPA alabilmesi için, günde 60 damacana, bir bebeğin de 6 damacana su içmesi gerektiği belirtildi.

HÜGAM Müdür Yardımcısı ve araştırma grubunun başkanı Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, yaklaşık 3 ayda tamamlanan ve piyasadan alınan örneklerin de kullanıldığı araştırma sonucunda, PC damacanalardaki BPA’nın suya geçiş oranlarını test ettiklerini, bu oranların, uluslararası sağlık limitlerinin çok altında kaldığını saptadıklarını belirtmişti.

Prof. Dr Erdem’in verdiği bilgiye göre, dünya genelinde 2,5 milyon ton BPA kullanımı var. Epoksi reçineler, konserve kutu lakları, PVC borular, PC ambalajlar, havacılık, otomotiv, yapı malzemeleri gibi çok yaygın bir alanda kullanılan BPA’nın zayıf östrojenik özelliğe sahip olduğu biliniyor ve bu nedenle endokrin bozucu olarak nitelendiriliyor. Bazı otoriteler, BPA’nın düşük dozlarının da sağlık açısından ters etki yaratabileceği görüşünü savunuyor.

AB mevzuatında ve Türk Gıda Kodeksi’nde, BPA bileşiğine ilişkin spesifik migrasyon (geçiş) limiti 0,6 mg/kg ile sınırlandırılmış. Yani polikarbonat (PC) ambalajlarda satışa sunulan veya ambalaj materyali içerisinde BPA bulunan, insan beslenmesine yönelik herhangi bir gıda maddesinde BPA migrasyonu söz konusu ise BPA derişiminin, o gıdanın kilogramında 0,6 miligramı geçmemesi gerekiyor. Vücuda alınabilecek miktarının da vücut ağırlığı başına 0,05 mg/kg’ı geçmemesi gerektiği için, 70 kg ağırlığındaki bir yetişkinin günde en fazla 3,5 mg BPA alması, sağlık açısından riskli görülmüyor.

Türkiye’de son yıllarda yiyecek ve içecek ambalajlarının büyük çoğunluğunda PET ve PC kullanılması nedeniyle, BPA migrasyonu, ”kanser riski”ne dikkat çekilerek sık sık kamuoyunun gündemine getiriliyor. Özellikle 19 litrelik PC damacana ambalajlarda tüketime sunulan doğal kaynak suları ve mineralli sularda BPA varlığının saptanması, halk sağlığı, tüketici bilgilendirilmesi ve üretici sorumluluğu açısından büyük önem taşıyor.

Araştırma yaparken, PC damacanalarının yarıya yakınının bu yıl imal edildiğini, toplamda ise en az yüzde 80′inin 2008-2010 yılı ürünü olduğunu belirlediklerini kaydeden Prof. Dr. Yaşar Erdem, daha önce yaptığı açıklamada, sektörde 3 yıldan daha eski damacana kullanma oranının çok düşük olduğunu belirtmişti. Prof. Dr. Erdem, ”damacana eskidikçe BPA migrasyonunda bir artış olmadığını” da belirlediklerini vurgulamıştı.

Piyasadan toplanan örnekler üzerinde yapılan incelemede, örneklerin dolum tarihlerinin de 10 günü geçmediğinin saptandığına işaret eden Prof. Dr. Erdem, araştırma sonuçları hakkında şunları söylemişti:

”PC damacana ambalajlarda satışa sunulan doğal kaynak suyu örneklerinde 4 derecede 60 günlük depolama süresince BPA migrasyonu gözlenmedi. Oda sıcaklığında, 20 derecede 60 gün bekletilen damacanalardaki BPA migrasyonu ise 0.6 mg/kg’lık yasal sınırın 450′de birinden daha az, 0,001 mg/kg olarak saptandı. Damacanaların doğrudan güneş ışığına maruz kalma olasılığı dikkate alınarak 35 derecede depolanması halinde ise BPA migrasyonu en çok 0,003 mg/kg oldu. Bu oranın AB ve Türk mevzuatında günlük yasal sınır olan 0,6 mg/kg’ın 200′de birinden daha düşük olduğu dikkate alınırsa, bu oranlarda BPA varlığının sağlık açısından herhangi bir risk yaratmayacağı dile getirilebilir.

Bu kadar düşük oranlarda BPA varlığının risk oluşturabilmesi için PC damacanalardaki doğal kaynak ve mineralli suların 35 derecede yaklaşık 32 yıl depolanması gerekir. Bu düzeyde BPA varlığı söz konusuyken, sağlık açısından bir risk oluşturabilmesi için bir yetişkinin günde 1200 litre (60 damacana), bir bebeğin günde 120 litre (6 damacana) su içmesi gerekecektir.

BPA’nın konserve kutularının iç laklarında da kullanıldığını hatırlatan Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem, HÜGAM’da, metal kaplarda satışa sunulan gıda maddeleri (konserveler, gazlı/gazsız içecekler vb.) konusunda ve tüketici sağlığı açısından riskleri tartışılan PET ambalajlarda satışa sunulan özellikle yemeklik yağlar, içecekler, süt vb. gıdalarda kanserojen madde migrasyonu konusunda araştırma planladıklarını kaydetmişti.

Bisfenol A, iki fenol ve polikarbonat moleküllerinin birleşmesiyle elde edilen bir tür organik bileşik ve özellikle plastik, naylon, polyester ve PVC gibi maddelerin üretilmesinde etkin rol oynuyor.

Sony Ericsson’dan 2 yeni bomba!

Haziran 10th, 2011 Ekleyen: admin

Sony Ericsson’dan iki yeni cep canavarı daha geliyor: Mix Walkman ve Txt Pro ile tanışın!

Sony Ericsson, Mix Walkman ve Txt Pro adlı iki yeni modelini duyurdu. İki model de gençlere hitap ediyor.

İsminden de anlaşılabileceği gibi, Mix Walkman’de müziğe önem verilmiş. Zappin adlı özel tuşuyla telefonunuzda bulunan şarkıları önizleme şeklinde kısa halde dinleyebiliyorsunuz. Mix Walkman’de ayrıca 3 inçlik kapasitif ekran, 3,2 megapiksellik kamera ve Wi-Fi özelliği de bulunuyor.

Txt Pro modeli ise özellikle mesaj atmayı sevenler için tasarlanmış. Mix Walkman’de bulunan aynı 3 inçlik ekranın altında bulunan QWERTY klavye ile mesaj çekmek daha kolay bir hale getirilmiş. Bu modelde 3,2 MP’lik bir de kamera bulunuyor.

Txt Pro’da bulunan özel bir uygulama sayesinde Facebook ve benzeri sosyal ağlarda arkadaşlarınızın anlık durumlarını ve neler yaptıklarını görebiliyorsunuz.

Xperia modellerinin arabirimine benzer arabirimler kullanan iki modelin de çıkışı için kesin bir tarih açıklanmasa da, bu yılın üçüncü çeyreğinde piyasada olmaları bekleniyor.

Elektro gitarı bulan adam

Haziran 9th, 2011 Ekleyen: admin

Gerçek adı Lester William Polsfuss olan Les Paul bundan tam 96 yıl önce 9 Haziran 1915′te ABD ’nin Wisconsin eyaletinde dünyaya geldi. 8 yaşında armonika çalarak müziğe başlayan Les Paul bir süre banjo çaldıktan sonra gitar kullanmaya başladı. Les Paul 13 yaşında gitarist olarak para kazanmaya başladı. Dönemin ünlü country grubu Rube Tronson’s Cowboys ile turnelere katılan Les Paul lise eğitimini yarıda bırakarak tamamen müzik piyasasına yöneldi.

Les Paul 1930′lı yılların ortalarında kendi elektro gitarını geliştirmek için karar aldı. 30′lı yılların elektro gitarları mikrofonlarla manyetik etkileşim oluşturup rahatsız edici bir ses çıkarması Les Paul’u bu arayışa itti. Tasarladığı “The Log” isimli gitar ilk modern elektro gitar olarak kabul ediliyor. Les Paul, müzisyen kişiliğinin dışında mucit kişiliği ile de önemli bir sanatçıdır. Les Paul, dünyanın en popüler gitar markası olan Gibson ile 1950′lerde geliştirdiği modeli ile tüm zamanların en fazla satan elektro gitarını da geliştirmiştir. Les Paul 13 Ağustos 2009′da, 94 yaşında hayatını kaybetti.

Hacker’lardan Türkiye’ye tehdit!

Haziran 8th, 2011 Ekleyen: admin

Anonymous: Filtre sansürdür ve sansür uygulayan kurumlara karşı harekete geçeceğiz!

İnternet sansürüyle Türkiye’nin temel hakkı ihlal ettiğini söyleyen Anonymous (Anonim) “Sansür uygulayan kurumlara karşı harekete geçeceğiz” dedi. Tüm dünyadan isimsiz üyelerden oluşan siber protesto ekibi Anonymous, 22 Ağustos’ta Türkiye’de uygulanmaya başlayacak olan ‘filtre’ ile ilgili olarak hükümeti uyardı.

Filtrenin kullanıcıların tüm aktivitelerini kayıt altına alacağını söyleyen grup, bunun sansürü üst seviyeye çıkaracağını öne sürerek bu duruma karşı tepkisiz kalmayacağını ve sansürü uygulayan kurumlara karşı harekete geçeceğini duyurdu. Jurnal.net’in haberine göre duyuru gruba ait anonnews.org sitesinde de yer aldı ve doğrulandı. Eylem şu anda Twitter’da da #operationturkey etiketi altında konuşuluyor.

Grup internette yayınladığı “Merhaba Türkiye” diye başlayan ve İngilizce devam eden uyarısında şunları söylüyor:

“Merhaba Türkiye,

Son yıllarda, Türkiye hükümetinin internet üzerindeki kontrolunun ne denli arttığına tanık olduk. binlerce websitesi ve blog engellenirken, aynı zamanda internet gazetecilerine karşı başlatılan yasal kovuşturmalar devam etmekte… Hükümet şimdi de 22 Ağustos’ta, internet kullanıcılarının tüm aktivitelerinin kayıt altına alınmasını mümkün haline getirecek olan yeni bir filtreleme sistemi uygulamaya koymak istiyor. Böylesi bir sistemin ne zaman ve nasıl uygulamaya konulacağı hâlâ muğlak olsa da, kesin olan şey hükümetin internet sansürünü bir üst seviyeye çıkardığıdır.

Bu sansür uygulamaları mazur görülemez. Serbest bilgi akışına erişim ve katılım temel bir insan hakkıdır. Türkiye hükümeti bu temel hakkı ihlal ederken, Anonymous eylemsiz kalmayacaktır. sansürü engellemek için desteğimizi verecek, sansür uygulayan kurumlara karşı harekete geçeceğiz.

Türkiye’de yüz binlerce insan internet sansürüne yönelik kararları protesto etti ancak AKP hükümeti insanların seslerini duymazlıktan geldi ve protestocuları polis şiddetiyle bastırdı.

Bizler tüm internet vatandaşlarını, Türkiye hükümetini bu absürd politikalardan vazgeçmeye iterek konuşma özgürlüğünü desteklemeye çağırıyoruz. Serbest bilgi akışı engellenemez. Bilgi paylaşımı durdurulamaz. Korku eşiklerini aşarak bu temel haklarımızı savunmanın zamanıdır.

Bizler ‘anonim’iz.

Bizler çoğunluğuz.

Bağışlamayız.

Unutmayız.

Bizi bekleyin.”

ANONYMOUS KİMDİR?

Anonymous grubu, WikiLeaks belgelerinin yayını sırasında kendiliğinden oluşan bir ‘siber protesto’ örgütü. Dünyanın pek çok yerinden demokrat hackerların katıldığı ağda belirgin bir hiyerarşi bulunmuyor. Gruba destek vermek isteyenler, ücretsiz bir botnet yazılımını indirerek bilgisayarlarını Anonymous saldırılarında birer nefer haline getirebiliyor. Şu anda Anonyomus botnetinde 50 bine yakın bilgisayar olduğu tahmin ediliyor.

Grup, ilk büyük eylemlerini WikiLeaks’i zor durumda bırakmaya çalışan PayPal, Visa ve MasterCard gibi ödeme ve kredi kartı firmalarına karşı yürütmüştü. Aynı gerekçeyle Amazon ve bakanlıklar gibi pek çok siteye de saldıran grup, Tom Cruise ve Jon Travolta’nın üye olduğu Scientology tarikatına da uzun süredir saldırılar düzenliyor.

Grup, internette dosya paylaşımını kısıtlayan ve pornografiyi engelleyen kişi ve kurumların internetteki tüm varlıklarını da sürekli bombalıyor.

Grup manifestosunda, internetin serbest ve açık bir platform olması için çalıştıklarını ancak son yıllarda hükümetlerin internetteki özgürlükleri kısıtlamak için yoğun kampanya başlattıklarını belirtiliyor.

Yüzlerini ve kimliklerini gizleyen Anonymous, son olarak Sony’ye yaptığı saldırıyla gündeme gelmişti.

Facebook ve Twitter yasaklandı!

Haziran 7th, 2011 Ekleyen: admin

Fransa daha internet yasakları ve düzenlemelerinin nasıl olacağına ilişkin uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapmasının üzerinden bir hafta geçmemişken yayıncıların sosyal paylaşım sitelerinin isimlerini anmalarına yasak getirdi.

Görsel İşitsel Yayın Üst Kurulu CSA, reklama girdiği gerekçesiyle “Bizi Facebook’ta bulabilirsiniz” ya da “Bizi Twitter’da takip edin” gibi ifadelerin yayınlarda kullanılmasını yasakladı.

BBC muhabiri Christian Fraser’ın aktardığına göre karara, sanal alemde fırtına koparana kadar geleneksel basın yayın organlarında pek yer verilmedi.

Fransa’da bir çoğu tepkili blog siteleri, kararı Fransız hükümetinin internetin özgürce kullanımını kısıtlama çabalarına kanıt olarak yorumladı.

Karar, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Facebook’un kurucularından Mark Zuckerberg’i ve diğer internet devlerini G8 zirvesinde ağırladığı günün ertesinde geldi.

Kimliği belirtilmeyen bir yayıncıdan gelen soruya yanıt olarak açıklanan bir paragraflık kararda, denetim kurumu sosyal paylaşım sitelerine yapılan referansların 1992 yılında çıkarılmış gizli reklamı yasaklayan yasayı ihlal ettiği belirtildi.

Fransa’nın tanınmış blogcularından aynı zamanda Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin internet politikalarına danışmanlık etmiş olan Loic Le Meur, kararı sert şekilde eleştirdi.

Le Meur, twitter hesabından “Eğer Fransız yasaları, TV kanallarında Facebook ya da Twitter demeyi yasaklıyorsa, vay benim ülkemin haline” diye yazdı.

Nicolas Sarkozy, daha geçenlerde kimi sosyal medya sitelerinden memnuniyetle bahsederken Facebook’taki sayfası için 450 bin kişinin “beğendi” seçeneğini tercih ettiğini söylüyor.

Google görsel arama gelişti

Haziran 6th, 2011 Ekleyen: admin

Google’dan bir yenilik daha!

Google görsel aramada yeni özellik!

Google arama motorunu güçlendirmeye devam ediyor. İşte internet devinin son numarası!

Google’ın arama motoru kullanıcının istediğine daha kolay ulaşabilmesi için gelişmeye devam ediyor. Yeni Google özelliği sayesinde dev arama motoru artık kullanıcıların görsel aradığını daha rahat anlayabiliyor.

Örneğin, artık Google’ın arama motoruna “maymun fotoğrafı” yazdığınızda aramanın ilk sayfasında gösterilen görsellerin sayısı artıyor. Aradığınız bir görüntü ya da fotoğraf olduğunu anlayan arama motoru sizlere daha az yazılı sayfa sonucu çıkartıyor.

Google’ın görsel yönünü arttırmayı hedefleyen bu proje şimdilik Google’ı İngilizce kullananlar için kullanımda. Önümüzdeki ay içerisinde ise yavaş yavaş tüm dünyaya yayılmaya başlayacak.

Sakal ve tüy çıkarmayan krem

Haziran 5th, 2011 Ekleyen: admin

Bir Amerikan firmasının geliştirdiği krem sayesinde artık 3 haftada bir traş olmanın yeteceği iddia ediliyor.

Her sabah tıraş olmak çoğu erkek için eziyet… Ancak, her gün yeniliklere imza atan kozmetik dünyası sınır tanımıyor. Bu kez de erkeklerin sakal derdi çözüme kavuştu.
İddialar doğruysa, bir Amerikan firmasının geliştirdiği krem sayesinde bundan sonra 3 haftada 1 kez traş olmak yetecek.

Vücuttaki tüylerin uzamasını yüzde 70’e varan oranlarda geciktirdiği söylenen krem şimdiden yok satıyor. İngiltere’de daha piyasaya sürülmeden 10 binin üzerinde sipariş aldı.

Gelecek ay satışa sunulması beklenen kreme, kadınların da yoğun talep göstermesi bekleniyor.