Facebook’tan özür ve düzeltme

Mayıs 13th, 2011 Ekleyen: admin

Facebook, kullanıcıların özel bilgilerine ulaşabildiğini farkeden ve kamuoyuna duyuran Symantec’e teşekkür etti ancak, açıklamada ”hatalar” olduğunu duyurdu.

Facebook’un, reklamverenlerinin, kullanıcıların özel bilgilerine ulaşabildiğine dair rapor hakkında yaptığı açıklamada, konuyu gündeme getiren Symantec’e teşekkür edildi.

”Kendileriyle işbirliğine giderek konuya hızlıca açıklık getirmeye çalıştık ancak, maalesef açıkladıkları sonuç raporunda bazı hatalar yer alıyor” denilen açıklamada, yürütülen kapsamlı inceleme sonucuna göre söz konusu durum sonucunda kullanıcıların özel bilgilerinin üçüncü taraflara aktarıldığına dair herhangi bir bulgu olmadığı vurgulandı.

Açıklamada, ”Öte yandan açıklanan rapor, Facebook reklam verenlerinin ve geliştiricilerinin kullanıcı bilgilerinin temini ve paylaşımı yoluyla Facebook ilkelerinin ihlalini yasaklayan sözleşme yükümlülüklerine bağlı olduklarını da görmezden gelmektedir.

Sonuç olarak, developer blog sayfamız (developers.facebook.com/blog) üzerinden duyurduğumuz değişiklik, Symantec’in raporuna konu olan eski uygulama programlama arabirimini(API) devre dışı bırakmıştır” denildi.

Belediye Binasına PKK Bayrağı Astılar

Mayıs 12th, 2011 Ekleyen: admin

Van’da BDP’nin Seçim bürosu açılışında objektiflere şok görüntüler yansıdı.

Haber: Belediye Binasına PKK Bayrağı Astılar
6 Günde sigarayı bıraktıran su!
Van’da BDP’nin desteklediği bağımsız milletvekilleri için Seçim bürosu açıldı. Daha çok Aysel Tuğluk’un Seçim propagandası yapacağı büro, daha önce BDP’nin kurduğu “demokratik çözüm” adını verdiği çadırının bulunduğu Ahmedi Hani Parkı’na açıldı.

Miting havasındaki açılışta konuşan Tuğluk, “Haksızlığa, hukuksuzluğa isyan etme günüdür. Özgürlük halkımızın olacaktır” dedi. Bu arada yüzü maskeli 2 kişi sözde PKK bayrağını Seçim bürosunun açıldığı bölgede bulunan Van Belediyesi Hizmet binasına astı.

Seçim bürosu açılışı için Cumhuriyet Caddesi’nde toplanan aralarında seçime girmek için BDP’den istifa eden Van Milletvekili ve Bağımsız milletvekili adayları Özdal Üçer, Nazmi Gür, bağımsız milletvekili adayı Aysel Tuğluk ve Belediye Başkanı Bekir Kaya ve BDP’li ilçe belediye başkanları ile yaklaşık 500 kişi, slogan atarak yürümeye başladı.

Ellerindeki bölücübaşı Abdullah Öcalan posterleri ve PKK’yı simgeleyen bezlerle Seçim bürosunun açılacağı parka gelen BDP’liler sık sık PKK ve Öcalan lehine slogan attı. Seçim bürosunu kurdelasını partili kadınlarla birlikte bağımsız milletvekili adayları kesti.

HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA İSYAN GÜNÜ

Daha sonra Seçim otobüsü üzerinden teşekkür konuşması yapan bağımsız milletvekili adayı Aysel Tuğluk, mücadele ve direnişin yükseltilmesini istedi. Halkın sesi olacağını belirten Tuğluk, şöyle dedi:

“Haksızlığa, hukuksuzluğa isyan etme günüdür. Özgürlük, halkımızın olacaktır. Halkımızın onurlu mücadelesinin sesi olacağım. Varlığımızı kabul etmeyenlere ‘Dur’ demenin zamanıdır. ”

Aysel Tuğluk’un konuşması ardından yüzü maskeli 2 kişi, Seçim bürosunun hemen yanında bulunan Van Belediyesi Hizmet Binası’na PKK’nın sözde “konfederalizm” bayrağını astı. Bir süre burada kalan bayrak daha sonra indirildi. Kalabalık daha sonra dağıldı.

Fujitsu ve “SAP HANA” ile yüksek performans!

Mayıs 10th, 2011 Ekleyen: admin

Fujitsu sunucuları, depolama ve ağ altyapısı çözümleri dünyanın önde gelen yazılım firmalarından SAP tarafından onaylandı. Bu çözümler artık SAP HANA yazılımıyla birlikte kullanılabilecek.

Fujitsu PRIMERGY sunucular, ETERNUS veri depolama sistemleri ve ağ altyapısı çözümleri SAP HANA yazılımı yardımı ile yüklü miktardaki veriyi gerçek zamanlı olarak analiz edebiliyor. Fujitsu, yazılımın gücünü artırmasının yanı sıra müşterilerine 7 / 24 destek sunuyor.

10 Mayıs 2011; Kurumlar için yazılım uygulamaları geliştiren ve farklı ölçekte şirketlere destek veren SAP, Fujitsu çözümlerinin esnek, çok amaçlı SAP® In-Memory Appliance yazılımı (SAP HANA™) ile birlikte kullanımına onay verdi. Fujitsu’nun sertifikalı, optimize edilmiş PRIMERGY sunucularının, ETERNUS veri depolama ve ağ altyapısı çözümlerinin SAP® yazılım bileşenleriyle sunulması müşterilere önemli avantajlar sağlıyor. Bu paket sayesinde kullanıcılar yüklü miktarda işlemsel veriyi gerçek zamanlı olarak, hızlı bir şekilde analiz edebilecek.

Fujitsu çözümleri SAP HANA ile şimdi daha da güçlü

Fujitsu’nun altyapısı, SAP’nin kendi veri merkezlerinde SAP HANA’yı işletmek için kullandığı altyapılar arasında yer alıyor. Geliştirilmiş sistem performansı sunan ve operasyonel riskleri azaltan SAP HANA, kuruluşların operasyonlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. Verileri disk bazlı sistemlere yüklemek yerine sunucunun belleğinde analiz eden yazılım, bu işlemlere önemli derecede hız kazandırıyor. Fujitsu, SAP HANA için onaylı bir platform sunan ilk satıcılar arasında yer alıyor. Yüksek performanslı PRIMERGY RX600 ve RX900 raf tipi sunucuları, ETERNUS veri depolama ve ağ çözümleri ile müşterilere güvenli, optimize edilmiş ve ölçeklenebilir bir altyapı sunuyor.

Doğru karar vermek kadar, hızlı adım atmak da çok önemli

Fujitsu Türkiye Genel Müdürü Halit Zaim konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Eskiden veriler gerçek zamanlı olarak analiz edilse bile, kapsamlı analiz yapılamadığı için karar verme süreçleri yeterince hızlı yönetilmiyordu. Günümüzde fırsat pencereleri uzun süre açık kalmıyor. İşletmelerin süratli bir şekilde seçim yapabilmeleri ve karar aşamasında atik davranmaları gerekiyor. Fujitsu platformları üzerinde çalışan SAP HANA yazılımı yardımıyla kurumlarımıza, devasa verileri derinlemesine analiz etme ve hızlı karar verebilme imkanı sunuyoruz. ”

Fujitsu, SAP HANA için uçtan uca donanım çözümü sunuyor

SAP’ın global iş ortağı olan Fujitsu, müşterilerine SAP HANA için tam donanım çözümü sunuyor, anlaşılabilir ve kolaylıkla yönetilebilen teknolojisiyle müşterilerin maksimum faydayı en kısa sürede elde etmelerini sağlıyor. Ön yüklemesi yapılmış altyapı, entegrasyon ve “atlama ile çalıştırma” modellerinin de dahil olduğu kapsamlı hizmetler SAP HANA’nın gücünü artırıyor. Fujitsu, Fujitsu SAP HANA Çözüm Kontratı ile de ileriye yönelik ve etkin 7/24 destek, tanımlanmış Servis Seviyesi Anlaşmaları (SLA), teknik hesap yöneticisi ve düzenli kontrol hizmetleri sunuyor.

Daha önce birlikte başarılı işlere imza atmış olan Fujitsu ve SAP’nin uzun süredir devam eden işbirliği kapsamında teknoloji, ana sistem ve hizmetler yer alıyor. Fujitsu, Hasso Plattner Enstitüsü (HPI) tarafından talep üzerine tasarlanan sistemler konusunda araştırma yapan Future SOC Lab’in kurucu üyeleri arasında yer alıyor. Fujitsu ve SAP’ın da aralarında bulunduğu iş ortakları, donanım ve yazılımların ana bellek ve paralel bilişim gücündeki önemli artışlardan nasıl faydalanacağının araştırılmasında birlikte çalışıyor.

Her ölçeğe uygun Fujitsu altyapısı

Yüksek performanslı ve endüstri standartlarına uygun olarak tasarlanmış olan SAP HANA’nın kurumların özel ihtiyaçlarına göre geliştirilmiş olan farklı modelleri bulunuyor. Fujitsu’nun SAP HANA için geliştirdiği ölçeklenebilir altyapıda ise 128GB ile 1TB arası ana belleği destekleyen işlemciler kullanılıyor. Novell SLES ile yürütülen altyapılarda Fujitsu ETERNUS veri depolama sistemleri ve ek sunucuların yanı sıra Fusion-io yüksek hızlı pci express ssd depolama belleği teknolojileri de bulunuyor. Ön yüklemesi yapılmış SAP yazılımında SAP ERP için gerçek zamanlı kopyalayarak çoğaltma hizmetine ek olarak SAP Business Objects Strategic Workforce Planning çözümünün optimize edilmiş, In-Memory teknolojili sürümü de yer alıyor. Diğer çözümlerle en iyi şekilde entegre edilebilen SAP Business Objects, mevcut arayüzler üzerinden de derinlemesine bakış ve mantıksal analiz sunuyor.

RapidShare’den yeni hizmet!

Mayıs 10th, 2011 Ekleyen: admin

RapidShare’den imajını düzeltecek atılım!

RapidShare, yeni girişimi ile kötü imajını silmeyi kafaya koydu! İşte sitenin yeni hizmeti…

Dosya paylaşımındaki kötü ününü üzerinden savmak isteyen RapidShare, yasal yoldan oyun satışına başladı. Foreign Legion, Perimeter 2 veya Dark Matter gibi çoğunlukla eski strateji ve shooterların bulunduğu Rapid Share Shop’da şu an 13 oyun indirmeye sunuldu.

Oyunlar arasında büyük isimler şu an bulunmasa da, düşük fiyatları oldukça dikkat çekici. ‘Rapid’ adındaki ödeme biriminin kullanıldığı mağazada bir oyun ortalama 1.19 Euro – 2.38 Euro fiyata sahip. Aynı oyunlar için Amazon’da daha pahalı, üstelik bunun üstüne gönderme masraflarını da eklemeniz gerekli.

Rapidshare’in yeni iş modelinin üreticiler arasında iyi bir imaj oluşturacağı düşünülüyor. Sitenin daha çok gönderme yapan kullanıcılarını ödüllendirmeyi Haziran 2010′da sona erdirmesinin ardından warez sitelerindeki bağlantı sayıları giderek azalmıştı. O günden itibaren web sitesinin trafiğinde de düşüş meydana gelmişti, ancak site oyun satışlarıyla bu açığı kapatabilir.

Jaguar’dan 1 milyon dolarlık ‘süper otomobil’

Mayıs 7th, 2011 Ekleyen: admin

Lüks otomobil markası Jaguar, benzin ve elektrikle çalışan süper otomobili üretim bantına almaya hazırlanıyor.

Hibrid otomobilin maliyetinin 1 milyon doların üzerinde (700 bin sterlin-1 milyon 750 bin TL) olacağı tahmin ediliyor.

Şirket ilk etapta, Formula 1 takımı Williams F1 ortaklığında 250 otomobil üretecek.

C-X75 model otomobilin son derece hafif malzemelerden üretilmiş şasisi ve iki adet elektrikli motoru, aracın üç saniye içinde saatte 60 kilometre hıza ulaşmasına yardımcı olacak.

Elektrikli motorları benzinle desteklenip şarj edildiğinde aracın maksimum hızı saatte 200 kilometrenin üzerine çıkıyor.

Sadece elektrikle çalıştığında şarj edilmeden 50 kilometre yol alabilen otomobil, kilometre başına 100 gramın altındaki toplam gaz salımı ile sektörün en düşük salım oranlarından birine sahip.

İstihdam fırsatı

Jaguar Land Rover Grubu (JLR) C-X75 üretim sürecinin, yüksek kalifiye 100′den fazla kişiye iş imkanı sağlayacağını açıkladı.

C-X75 modelinin üretimine 2013 yılında başlanacak ve 2015′e kadar da tamamlanması öngörülüyor.

Ancak 250 adetle başlanacak üretimin nerede yapılacağına henüz karar verilmedi.

Jaguar marka otomobiller, halihazırda İngiltere’nin Birmingham kenti yakınlarında üretiliyor.

C-X75 modeli, Hintlilerin sahibi olduğu lüks otomobil markasının geleceğe yönelik planlarının odağında yer alıyor.

Şirket, teknolojiye dayalı bir üretici olduğu imajını çizmek istiyor.

JLR, Mart ayında önümüzdeki beş yıl içerisinde, 40 yeni ürün piyasaya sürmeyi planladığını ilan etmişti.

Kanser hücrelerinin hepsi ölümsüz değilmiş

Mayıs 7th, 2011 Ekleyen: admin

Sanılanın aksine ölümsüz olmayan birçok kanser hücresinin, engelsiz olarak çoğalıp, bedende yayılma yetisine sahip olmadığı ortaya çıktı.

Londra St.George’s Üniversitesi’nde Dot Bennett ile çalışan ekip, otuz yedi cilt kanseri örneğinden sadece dört tanesinin tahmin edilen özelliklere sahip olduğunu söylüyor. Biz hepsinin ölümsüz olduğunu sanıyorduk ama bunun doğru olmadığını gördük, diyor araştırmacı NewScientist dergisinde.

Laboratuvarda büyümekte olan kanser hücrelerinin moleküler profilinin incelenmesi sırasında hücrelerin telomer krizine benzer bir kriz yaşayarak bölünmeyi durdukları görülmüş. Kromozom uçlarını koruyan telomerler, her hücre bölünmesinde kısalır. Hücreler kriz sırasında, DNA’da bozulmaların meydana geldiğini sanarak, onarmaya çalışıyor. Ve bu şekilde ölen ya da etkinliği kaybolan, değişmiş hücreler yaratıyorlar.

Bilim insanları, az sayıdaki ölümsüz kanser hücresinin telomeraz ters transkiptazını (Telomerase Reverse Transciptase /TERT) etkinleştirerek, krizi önleyebilmek için telomerleri yeniden ürettiklerini saptamışlar. TERT normalde sadece sperma veya yumurta hücrelerinde etkindir. Bir tümör saptandığında, hücrelerin ölümsüz ve yayılabilir olup olmadıkları tahmin edilebiliyor.

Cancer Research UK geçen haftalarda, TERT parçaları içeren bir aşı maddesinin yardımıyla pankreas kanserinin ne şekilde önlenebileceğini gösterecek bir araştırma başlattı. Bağışıklık sisteminin TERT’i “yabancı” olarak algılayarak savaşması bekleniyor. Bu şekilde etkin TERT’li tüm kanser hücreleri hedef tahtasına dönüşebilirler diyor uzmanlar.

Benzer şekilde işleyen diğer bir aşı maddesi şu sıralar Geron tarafından akut miyeloid lösemiye (AML) karşı deneniyor. Ayrıca meme kanseri sırasında etkin olan TERT etkinliğini ve küçük hücreli olmayan akciğer karsinomunu bloke etmesi beklenen İmetelstat ilacı da deneme aşamasında. Konuyla ilgili ayrıntılı rapor Pigment Cell & Melanoma Research dergisinde yayımlandı.

Kurt Resimleri

Aralık 8th, 2010 Ekleyen: admin

Not: resimlerin üzerine tıklayarak orjinal boyutlarını görebilirsiniz…

kurt; köpekgiller familyasının en yaygın türü Kurtların kafası büyük, kulakları kısa, püsküllü kuyrukları vücutlarının üçte biri uzunluktadır. Renkleri alt türlerine göre yöresel olarak değişir, beyaz, krem rengi, sarımsı, kızıl, gri ve siyah olabilir.

Kurtlarla ilgili daha çok resim için aşağıdaki linklerimizi üzerine tıklayarak ziyaret edebilirsiniz..

Kurt resimleri
Kurt resmi

Aslan Resimleri

Kasım 25th, 2010 Ekleyen: admin

Türkiyenin en kaliteli duvar kağıtları ve masaüstü resimleri sitesinden derlediğimiz aslan resimleri

Daha fazla aslan resmi için Aşağıdaki linklerimizi ziyaret edebilirsiniz
Aslan Resmi
Aslan Resimleri
Aslan Fotoğrafları

Fantastik Resimler

Kasım 5th, 2010 Ekleyen: admin

Türkiyenin En Kaliteli Manzara Resimleri Ve Duvar Kağıtları sitesinden derlediğimiz Fantastik Resimler ve Fantastik Fotoğraflar
Daha Fazla Resim için Lütfen Aşağıdaki Linklerimizi Ziyaret Ediniz…
Fantastik Resimler Fantastik Fotoğraflar

Futbol’un Tarihçesi

Kasım 1st, 2010 Ekleyen: admin

FUTBOLUN TARİHÇESİ
Dünyada en fazla ilgi toplayan bu oyun şöyle başlamıştır. Ne zaman nasıl ortaya çıktı ve ülkemize nasıl gelmiş hepsinin cevaplarını bu yazımızda bulabileceksiniz. Kulüplerin milyonlarca taraftarı ve bir ülkenin bütçesi kadar büyük bütçelere sahip yalnızca insanları kendine bağlamakla kalmayıp ekonomide de söz sahipi olma yolunda büyük rolleri oluştu. İşte detaylarıyla futbol sizlerle…

İnsanoğlunun “top” ile oynamaya başlamasının tarihi çok eskilere kadar gidiyor. Mısır’da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürleri keşfedilmiştir. Hatta bu zamandan kalma, 7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergiler halinde sunulmaktadır.

Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıklari kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut’un da bulundugu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı “Tepük” isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz…

Futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde boy gösterdikten sonra bugünkü haline en yakin şeklini 17. yüzyılda İngiltere’de almıştır.

Daha sonraki gelişimi ise şöyle gösterilebilir

1841 – Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü

1848 – “Cambridge kuralları” adı altında futbol kuralları toplanmış ve bu kurallarla ilk futbol maçı Cambridge’de ögrenciler arasında ilk futbol maçının oynanması.

1855 – Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması ve böylece Almanya’da futbolun temelini atması

1857 – İngiltere’de ilk futbol kulübü Sheffield Club’in kurulması.

1863 – İngiltere Futbol Federasyonu’nun ve böylece modern futbolun doğuşu.

1870 – Portekiz’de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya başlamaları.

1871 – “Kral Kupası” veya “İngiltere Federasyon Kupası” nın başlaması

1872 – “İngiltere-Iskoçya” : ilk milli maç.

1875 – Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin verilmesi

1876 – Korner kuralının kabulü

1879 – Glasgow’dan Darwen’e para teklifiyle futbolcu getirilerek profesyonellik yolunun açılması.

1882 – Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili “International Board”un kurulması

1885 – Profesyonelliğin İngiltere’de resmen kabulü

1886 – Ofsayt kuralının kabulü

1889 – Danimarka ve Hollanda’da futbol federasyonlarının kurulması

1890 – Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi

1891 – Penaltının kabulü

1893 – Amerika’da ilk futbol federasyonunun Arjantin’de kurulması

1895 – İngiltere’de bayanların ilk futbol maçını oynaması

1899 – Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlenmesi

1901 – Sheffield United – Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini 110.802 kişinin izlemesi.

1902 – İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya’nın Macaristan’ı 5-0 yenişi.

1903 – Averajın kabulü

1904 – Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre’nin FIFA’yı kurması

1906 – Kıtalar arasi ilk milli maçta Güney Afrika’nın Brezilya’yı Brezilya’da 5-0 yenişi.

1907 – Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının kabulü

1908 – Londra Olimpiyat Oyunları’nda futbolun ilk kez olimpiyat oyunlarında yer alması.

FUTBOLUN TÜRKİYE’YE GELİŞİ

Modern futbolun İngiltere’den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı İmparatorluğu’nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır. İstanbul, İzmir, Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem de takımlar önemli sayıda artmıştır. Osmanlı topraklarında ilk futbol maçının 1875′te Selanik’te oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmir’in Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır. Ancak, bu sıralarda Müslüman gençlerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı için Türklerin futbol oynamaları için biraz daha süre geçmesi gerekmiştir.

İzmir’de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafından Football Club Smyrna kurulmuş ve adı “Football Club Smyrna” olmuştur. İstanbul’da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda’da olmuştur. İzmir’den İstanbul’a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul’da çok büyük bir hızla yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir karması ve İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir karması kazanmıştır. 1906 yılında Atina’da düzenlenen “Ara Olimpiyat”ta İzmir karması ve Selanik karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada 2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden, Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu.

TÜRKLERIN FUTBOL OYNAMASI

Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında İzmir’de İngilizlerle beraber futbol oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Ancak kendisine “İlk Türk futbolcusu” diyemeyiz. İlk Turk futbolcusu Fuat Hüsnü Bey’dir. İstanbul’da futbolu İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey, daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk Türk futbol takımını kurmuştur. “Black Stocking” adı alan takım Rumlarla bir maç yapmış ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir. Kaçabilenler kaçmış, kaçamayanlar yakalanmıştır ve böylece ilk Türk futbol takımının ömrü uzun olmamıştır. Fuat Hüsnü Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu Kadıköy takımında “Bobby” takma adıyla oynamıştır.

TÜRK FUTBOLUNDA İLK KULÜPLER

“Black Stocking” takımının başarısızlığından sonra Türkler uzun süre futbol oynayamamışlardır. Ancak, kimse de bu oyunun cazibesinden kendilerini kurtaramamışlardı. Türkiye’de kurulan kulüplerin hemen hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli istisna “Beşiktaş Jimnastik Kulübü”dür. İlk futbol kulübü ise “Galatasaray”dır.Kaynakwh webhatti.com: Futbolun tarihi

İSTANBUL KULÜPLERİ :

FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ Fenerbahçe-1956

1907′de Kadıköy’de kurulmuştur. İlk olarak Sarı-Beyaz renkleri seçen Fenerbahçe daha sonra Sarı-Lacivert renkleri kullanmıştır. 1908-1909 sezonunda İstanbul Ligine katılan Fenerbahçe ilk şampiyonluğunu 1911-1912 sezonunda kazanmıştır. İşgal yıllarında düşman askerlerin takımlarına karşı aldığı başarılarla gönüllerde taht kuran Fenerbahçe Galatasaray’la birlikte en çok taraftara sahip iki takımdan biri olmuştur.

GALATASARAY SPOR KULÜBÜ

Türk Futbolunun Gelmiş Geçmiş En Büyük Takımıdır.

Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) ögrencileri tarafindan 1905′te kurulmuştur. İlk başlarda Kırmızı-Beyaz renkleri seçen Galatasaray, daha sonra Sarı-Siyah ve son olarak da Sarı-Kırmızı renklerle sahaya çıkmıştır. İlk maçını Barhau İngiliz gemisiyle yapan Galatasaray 1906-1907 sezonunda İstanbul Futbol Ligine katılmıştır. 1908-1909 sezonunda da bu ligde şampiyon olmuştur. 1911 yılında Romanya ve Macaristan’a giderık yurt dışında Türk futbolunu temsil eden ilk takım olmuştur. Bükreş’te Bükreş karmasını 11-1 yenmiştir.

BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KULÜBÜ

1903 yılında “Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü” adıyla kuruldu. Barfiks, paralel, halter, güreş, boks ve aletli jimnastik, eskrim dallarında faaliyet göstermişlerdir. Bir süre sonra adı “Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü” olmuştur. Futbolun oynanması ise 1910′lu yıllarda başlamıştır. Önceleri Kırmızı-Beyaz olan renkleri daha sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirilmiştir. Çeşitli dallarda büyük başarılar kazanmasına rağmen Beşiktaş futbolda 1920′li yıllarda aldığı seri başarılarla adını duyurmuştur.

KADIKÖY FUTBOL KULÜBÜ

İngilizlerin kurduğu Kadıköy, İstanbul’un ilk futbol kulübüdür. 1905-1906 ve 1906-1907 yıllarında İstanbul Liginde şampiyon olmuştur.

MODA FUTBOL KULÜBÜ

1903 yılında İngilizlerce kurulmuş, 1907-1908′de şampiyon olmuştur.

ELPIS FUTBOL KULÜBÜ

1904 yılında Kadıköylü Rumlar tarafından kurulmuş, ligde hiç bir zaman başarılı olamamıştır. IMOGENE FUTBOL TAKIMI İngilizlerin aynı adı taşıyan gezi gemisinin mürettebatının oluşturduğu bir takımdı. 1904-1905 şampiyonu oldu.

TATAVLA HERAKLIS JIMNASTIK KULÜBÜ

1896 yılında önceleri jimnastik, atletizm, güreş dallarında faaliyet göstermek üzere kurulmuştur, 1910′lu yılların sonunda futbol da oynanmaya başlanmıştı. Halen “Kurtuluş Gençlik Kulübü” olarak faaliyetini sürdürmektedir.

ANADOLU SPOR KULÜBÜ

1908 yılında Burhan Felek ve arkadaşlarının girişimiyle kurulmuştu. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.

VEFA TERBİYE-İ BEDENİYYE KULÜBÜ

1908′de, üç takımın birleşmesiyle oluşan kulüp İstanbul’un belli başlı kulüplerinden biri olmuştur.

BEYKOZ ZİNDELER İDMAN YURDU

Beykoz Sark İdman Yurdu ve Beykoz Zindeler Yurdu’nun birleşmesiyle oluşan kulüp, uzun yıllar başarılar kazanmıştır.

SÜLEYMANİYE TERBİYE-İ BEDENİYE KULÜBÜ

1911 yılında kurulmuştur.

ANADOLUHİSARI İDMAN YURDU

1912 yılında kurulmuştur.

HİLAL SPOR KULÜBÜ

1912 yılında kurulmuştur.

TELEFONCULAR

İstanbul Telefon Şirketinin İngiliz teknisyen ve işçileri 1912′de kurmuştur, 1914′te harp hali nedeniyle hükümetçe kapatılmıştır.

ALTINORDU İDMAN YURDU

1910 yılında Galatasaray’a kardeş kulüp olarak kurulan Progress International, 1914 yılında bu adı almıştır. Dahiliye Naziri’ni başkanlığa getirerek hem mali destek sağlamış hem de hükümetten destek alarak cepheye asker yollamayan tek kulüp olmuştur. Mali yönden kuvvetlenince yaptığı transferlerle İstanbul liginde şampiyonluk da kazanmıştır.

PERA SPOR KULÜBÜ

1914 yılında bir Rum kulübü olarak kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı sonunda kaçmayan Rumlar “Beyoğluspor” adıyla kulübün yaşamını sürdürmüşlerdir.

İTTİHAT SPOR KULÜBÜ

1920′de Altınordu’dan ayrılanlar tarafından kurulmuştur. Ömrü pek uzun olmamıştır.

DARÜŞŞAFAKA

Darüşşafaka Lisesi öğrencileri tarafından kurulmuştur.

BEYLERBEYİ SPOR KULÜBÜ

1919 yılında kurulmuştur.

MAKABİ SPOR KULÜBÜ

1913 yılında Museviler tarafından kurulmuştur. 1930′lu yılların sonunda faaliyetini bitirmiştir.

EYÜP SPOR KULÜBÜ

1917′de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.

KASIMPAŞA SPOR KULÜBÜ

1921′de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.

TOPKAPI İDMAN YURDU

1921′de kurulmuştur.

ARMSTRONG-VICKERS

1912′de aynı adlı İngiliz firmasının memur, teknisyen ve işçileri tarafından kurulmuştur. 1914′te hükümetçe kapatılmıştır.

TÜRK İDMAN OCAGI

1912′de kurulmuştur. 1.Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır.

SARIYER SPOR KULÜBÜ

1923′te kurulmuştur.Kaynakwh webhatti.com: Futbolun tarihi

İSTANBUL SPOR KULÜBÜ

İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri tarafşndan 1926′da kurulmuştur.

KARAGÜMRÜK SPOR KULÜBÜ

1926′da kurulmuştur. Halen faaliyetini sürdüren kulüp büyük başarılar kazanmıştır.

FERİKÖY SPOR KULÜBÜ

1927′de kuruldu.

GÜNEŞ SPOR KULÜBÜ

1923′te çok güçlü futbolcularla kurulan kulüp 10 yıldan fazla bir süre varlığını sürdürdü.

İZMİR KULÜPLERİ

KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ

1912 yılında “Karşıyaka Terbiye-i Bedeniyye Kulübü” adıyla kuruldu. İzmir’in işgali sırasında tüm İzmir takımları gibi faaliyetini bir süre kestikten sonra yeniden canlanan Karşıyaka , öncelikle “Karşıyaka Gençlerbirliği” , daha sonra “Karşıyaka Spor Kulübü” adlarını aldı. ‘K’ , ‘S’ , ‘K’ harflerinin eski dilde okunuşlarından oluşan “KAF-SİN-KAF” sözüyle ölümsüzleşti ve Türk futbolunun en başarılı kulüplerinden oldu.

ALTAY SPOR KULÜBÜ

1914′te “Hilal” adıyla kuruldu. Kısa süre sonra “Altay” adını aldı. İşgal sırasında faaliyetlerine ara verdikten sonra yeniden çok güçlü bir şekilde futbola başlayan Altay, 1923-1924 sezonunda ilk İzmir Futbol Ligi’nin şampiyonluğunu kazandı. Daha sonraki yıllarda da başarılarına devam eden Altay 1. Profesyonel Futbol Ligi’nde 3 büyüklerden sonra en çok kalan takım ünvanına sahiptir. 2. lige düştüğü 2 sezonda da hemen o sene 2.lig sampiyonluğunu kazanarak 1. lige dönmüştür.

İZMİR İDMAN YURDU

1919′da Yunan işgali sırasında işgalcilere karşı bır hırsla kurulan kulüp, Rum takımlarına karşı aldığı başarılarla adını duyurmuştur. Çok ünlü kişilerin oynadığı futbol takımında eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes de yer almıştır. İzmir kurtulduktan kısa süre sonra dağılmıştır.

ALTINORDU SPOR KULÜBÜ

1923′te Altay’dan ayrılan bazı futbolcular tarafından kuruldu ve kısa sürede büyük başarılar kazandı. İzmir’in en başarılı kulüplerinden biri olan Altınordu, günümüzde yaşadığı bazı sorunlara rağmen Türk futbolunda çok önemli bir yere sahiptir.

İZMİRSPOR

Türkiye’de futbol ilk defa 1900 yılında İzmir’de başlamıştır. Bu tarihte ülkemizde kurulan ilk kulüpler ise azınlıkların İzmir’de kurmuş olduğu Panoinios, Apollon ve Peleops kulüpleridir. Azınlıkların kurduğu bu takımlar sayesinde futbolla tanışan İzmir halkı 1912 yılında Karşıyaka Kulübü’nü 1914 yılında da Altay Kulübü’nü kurarak Türk Futbolu’nun temellerini atmışlardır. Bunun ardından yine azınlıkların kurduğu Garibaldi ve Maccabi takımlarıyla birlikte kulüp sayısı da hızla artarak, ülkenin diğer yörelerindeki futbol hareketlerine öncülük edilmiştir. Türkiye’de futbolun resmi organizasyonu ise 1923 yılında Türkiye Futbol Federasyonu’nun kurulmasıyla sağlanmıştır. İşte İzmirspor Kulübü’nün kuruluşu da bu döneme isabet eder.

Bugünki adıyla İzmirspor Kulübü, 1923 yılında Eşrefpaşa semtinin ileri gelenleri tarafından, muhitin gençlerine yararlı faaliyetler kazandırmak amacıyla Turuncu-Siyah renklerle ve Altınay Kulübü adıyla kurulur. Bundan birkaç ay sonra Eşrefpaşa semtinin alt tarafında Altıntaş’ta kurulan Kırmızı-Siyah renklere sahip Sakarya Kulübü ile Altınay Kulübü zamanla semt içi sıkı bir rekabete girişirler. İki kardeş ekibin arasındaki bu tatlı rekabetin gittikçe sertleşmesi üzerine camianın ileri gelenleri bunları ortak bir çatı altında birleştirmeyi uygun görürler. Yapılan ortak çalışmalar sonucunda, 28 Kasım 1930 tarihinde, Altınay ve Sakarya kulüpleri bir çatı altında birleştirilerek İZMİRSPOR kurulur. Bu yeni takımın renkleri de çekirdeğini oluşturan eski kulüplerden tamamen farklı olarak MAVİ-BEYAZ ‘dır. Oluşturulan bu karma ekip, aynı zamanda iki camianın bir araya getirilmesinin gücünü de kendisinde toplayarak, başarılı ve güçlü bir ekip olmuştur.

İzmirspor adıyla yapılan ilk resmi maç ise, 23 Ocak 1931 tarihinde Alsancak Stadı’nda o zamanın yine bir İzmir ekibi olan Türkspor ile yapılmış ve bu maç da 5-0 gibi farklı bir sonuçla kazanılmıştır. Daha sonra İzmirspor takımı, 30 Mayıs 1931 yılında Yunanistan’ın Sakız Adası’na giderek burada ilk dış temaslarını gerçekleştirir. Burada, adanın güçlü ekiplerinden Lelaps ve Astrips takımlarıyla bir dizi maçlar yapılır.

Yine aynı yıl 29 Ekim 1931 tarihinde İzmirspor için diğer önemli bir olay daha gerçekleşecektir. Bu tarihte, Malül Gaziler Kupası’nda Karşıyaka futbol takımı ile yapılacak olan bir maç için, zamanın Birinci Ordu Komutanı olan, Fahrettin Altay Paşa, diğer askeri erkan ve yine zamanın İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa da maçı seyretmeye gelirler. Soyunma odasında futbolculara moral vermek isteyen Fahrettin Altay Paşa, yurt dışından getirilen Mavi-Beyaz çubuklu formaları görünce, bunların yıllarca karşısında savaşlar verilen Yunan bayrağına benzediğini düşünmüş ve bu renklerin acilen değiştirilmesini istemiştir. Bunun üzerine takım, acilen İzmir (Atatürk) Lisesi’ nden getirilen Sarı-Mor formalarla maça çıkmış, daha sonra da takımın forma renginde küçük bir değişiklik yapılarak bugünkü renkleri olan LACİVERT-BEYAZ renkler kabul edilmiştir.

Türkiye’de futbolun diğer yörelerde de hızla gelişmeye başlamasıyla, hepsi birer semt takımları halinde olan İzmir takımlarının diğer illerle rekabet gücünü arttırmak amacıyla 1937 yılında birleştirilmesi fikri ortaya atılır. Bu fikir çerçevesinde kulüplerin ileri gelenleri bir araya gelerek yaptıkları bir dizi çalışmalar sonucunda; İzmirspor ve Göztepe birleşerek DOĞANSPOR, Altınordu-Altay ve Bucaspor bierleşerek ÜÇOK, Bornovaspor ve Karşıyaka birleşerek YAMANLAR kulüplerini oluştururlar. Fakat bu birleşme de çok verimli olmaz ve ekipler kendi kimliklerinde bir türlü feragat edemedikleri için sezon sonunda birleşme tekrar dağılır. Bu dağılmadan sonra İzmirspor, kısa bir süre ATEŞSPOR adıyla faaliyetine devam ettiyse de sonunda bu gün kadar İzmir’imizin adını taşıyan tek ekip olarak yaşamını sürdürmeyi başarmıştır.

Önceleri mahalli ligler halinde oynanan Türkiye Ligi karşılaşmalarının Milli Lig haline getirilmesiyle, Türkiye Futbol Ligleri kurulur. Türkiye Birinci Futbol Ligi tarihinde ilk resmi lig maçı, İzmirspor ile Beykoz kulüpleri arasında oynanmış ve hakem olarak Osman YEŞEREN tarafından yönetilmiştir. 21 Şubat 1959 tarihinde oynanan bu tarihi maçta İzmirspor Beykoz’u 2-1 yenerek Türk futbol ligi tarihine geçer. Ayrıca resmi liglerdeki atılan ilk gol de yine bu maçta İzmirspor’lu Özcan ALTUĞ tarafından, Beykoz kalecisi Sıtkı’ya atılan goldür.

İzmirspor futbol takımı, o yıllardan beri yıllarca Türkiye Birinci, İkinci ve Üçüncü liglerinde mücadeleler vermektedir. Bunların içinde sevinçili ve üzüntülü çeşitli dönemler geçirmiştir. Türkiye Birini Ligi’nde 9 yıl mücadele etmiş ve ligde zaman zaman ses getirecek başarılara da imzalar atabilmiştir.

1946-1948 yılları arasında kulübün bu günki merkez yönetim binası, spor okulları, halı sahalar ve spor ve düğün salonlarının bulunduğu arazi İzmir Belediyesi’nden satın alınmıştır. Buraya o yıllarda sadece bir semt sahası ve kulüp binası yapılabilmiş daha sonra 1973 yılında bugünkü modern binalar ve tesisler kurulmuştur. Eski idman tesislerinin bulunduğu yıllardaki adıyla ” Talebe Çayırı ” denilen bu tesislerden seneler boyunca Metin Oktay, Tarık Gencay, Seyfi Talay, Samiz Özok, B.Mustafa ve onlar gibi unutulmaz futbolcular yetişmiştir. Bunlardan Metin Oktay futbolda bütün Türkiye’nin gururu olmuştur. İzmirspor ve Galatasaray formaları altında sadece lig maçlarında toplam 217 gol gibi bir rekorun da sahibidir.

Talebe Çayırı’nın imara açılmasıyla aynı yere çevre halkının Gökdelen adını verdiği apartman siteleri ve bugünki merkez binalar yapılır. Daha sonra bu apartmanların önemli bir bölümünün satılmasıyla da 1975 yılında, bu gün için paha biçilemeyen İnciraltı arazisi satın alınır. Daha sonra buraya kurulan ve yakın tarihimize kadar bir çok bölümünün yapımı devam etmiş olan bu arazide bugün, İzmirspor’un tüm ekibiyle konaklama ve kamp yapabileceği meşhur İnciraltı tesisleri mevcuttur. Bu sayede İzmirspor kulübü çok sayıda sporcusunu bir arada kampa alabileceği, konaklama ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayabileceği, ayrıca tertemiz bir havada yeşillikler içinde idman yapabileceği Türkiye’de çok az kulübün sahip olabildiği bir ayrıcalığa sahiptir. İzmirspor camiası bu sayede, kulüplerin kendi kamp ve idman tesislerine sahip olması konusunda ülke çapında da bir ilke imza atmış olmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Resmi anlamda ilk defa 1978 yılında oluşturulan Spor Okulları çatısında, kulübün Hatay-Bahçelievler ve İnciraltı’ndaki tesislerinde her yıl çeşitli branşlarda 1700 kadar sporcu eğitim görmektedir. Spor okulları, amatör ve genç alt yapılar ve profesyonel futbol takımlarındaki bu kadar çok sayıdaki sporcunun yetiştiği bir kulüp olması İzmirspor’un İzmir ve Türk Sporu’ndaki yerinin öneminin bir kanıtıdır. Bu amatör ve genç branşlardan yetişen sporcular özellikle futbol alanında Türkiye’nin dört bir yanındaki kulüplerde ve milli takımlarda yaygın olarak spor yapmaktadır. Her yıl transfer dönemlerinde İzmirspor’lu futbolcular; Fenerbahçe , Beşiktaş ve Galatasaray gibi liglerin kaderini belirleyen takımların ve İzmirspor’daki sporcu verimliliğinin farkına varan zengin takımların takibindedir.
NOT: İzmirspor tarihi bilgilerindeki katkılarından dolayı Sayın Selahattin Aryal’a teşekkür ederim.

GÖZTEPE SPOR KULÜBÜ

1925′te Altay’dan ayrılan bazı futbolcular tarafından Göztepe semtinde, Sarı-Kırmızı renklerle kuruldu. Kazandığı sayısız şampiyonlukların yanı sıra Avrupa Kupalarında da çok büyük başarılar elde etti. Türk futbolunun en güçlü kulüplerinden biri olan Göztepe son yıllarda 2. ligden 1. lige çıkma uğraşı vermektedir.

ÜÇOK SPOR KULÜBÜ

1937′de Altay, Altınordu, Buca kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.

DOĞANSPOR KULÜBÜ

1937′de Göztepe, İzmirspor, Egespor kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.